الحجر

Hicr Suresi: Arapça, Okunuşu ve Meali

15. sure99 ayetAl-HijrMushaf sayfa 26214. cüz

Hicr Suresi'nin 99 ayetini Arapça aslı, Türkçe okunuşu ve Diyanet İşleri meali ile okuyun. Diğer meallerle karşılaştırmak için okuma ekranını kullanabilirsiniz.

Tüm meallerle karşılaştır →
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Hicr Suresi 1. AyetSayfa 262 · Cüz 14

الر ۚ تِلْكَ آيَاتُ الْكِتَابِ وَقُرْآنٍ مُّبِينٍ

Okunuşu

elif-lâm-râ. tilke âyâtü-lkitâbi veḳur'ânim mübîn.

Diyanet İşleri Meali

Elif, Lam, Ra. Bunlar Kitap'ın ve apaçık olan Kuran'ın ayetleridir.

Hicr Suresi 2. AyetSayfa 262 · Cüz 14

رُّبَمَا يَوَدُّ الَّذِينَ كَفَرُوا لَوْ كَانُوا مُسْلِمِينَ

Okunuşu

rubemâ yeveddü-lleẕîne keferû lev kânû müslimîn.

Diyanet İşleri Meali

İnkar edenler, keşke müslüman olsaydık temennisinde bulunacaklardır.

Hicr Suresi 3. AyetSayfa 262 · Cüz 14

ذَرْهُمْ يَأْكُلُوا وَيَتَمَتَّعُوا وَيُلْهِهِمُ الْأَمَلُ ۖ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

Okunuşu

ẕerhüm ye'külû veyetemette`û veyülhihimü-l'emelü fesevfe ya`lemûn.

Diyanet İşleri Meali

Bırak onları yesinler, zevk alsınlar; ümit onları avundursun; ilerde öğrenecekler.

Hicr Suresi 4. AyetSayfa 262 · Cüz 14

وَمَا أَهْلَكْنَا مِن قَرْيَةٍ إِلَّا وَلَهَا كِتَابٌ مَّعْلُومٌ

Okunuşu

vemâ ehleknâ min ḳaryetin illâ velehâ kitâbüm ma`lûm.

Diyanet İşleri Meali

Yok ettiğimiz herhangi bir kasabanın elbette belli bir yazısı vardır.

Hicr Suresi 5. AyetSayfa 262 · Cüz 14

مَّا تَسْبِقُ مِنْ أُمَّةٍ أَجَلَهَا وَمَا يَسْتَأْخِرُونَ

Okunuşu

mâ tesbiḳu min ümmetin ecelehâ vemâ yeste'ḫirûn.

Diyanet İşleri Meali

Hiçbir ümmet kendi süresini öne alamaz, geciktiremez de.

Hicr Suresi 6. AyetSayfa 262 · Cüz 14

وَقَالُوا يَا أَيُّهَا الَّذِي نُزِّلَ عَلَيْهِ الذِّكْرُ إِنَّكَ لَمَجْنُونٌ

Okunuşu

veḳâlû yâ eyyühe-lleẕî nüzzile `aleyhi-ẕẕikru inneke lemecnûn.

Diyanet İşleri Meali

Onlar: "Ey kendisine Kitap indirilen kimse! Sen mutlaka delisin. Doğrulardan isen melekleri bize getirsene" dediler.

Hicr Suresi 7. AyetSayfa 262 · Cüz 14

لَّوْ مَا تَأْتِينَا بِالْمَلَائِكَةِ إِن كُنتَ مِنَ الصَّادِقِينَ

Okunuşu

lev mâ te'tînâ bilmelâiketi in künte mine-ṣṣâdiḳîn.

Diyanet İşleri Meali

Onlar: "Ey kendisine Kitap indirilen kimse! Sen mutlaka delisin. Doğrulardan isen melekleri bize getirsene" dediler.

Hicr Suresi 8. AyetSayfa 262 · Cüz 14

مَا نُنَزِّلُ الْمَلَائِكَةَ إِلَّا بِالْحَقِّ وَمَا كَانُوا إِذًا مُّنظَرِينَ

Okunuşu

mâ nünezzilü-lmelâikete illâ bilḥaḳḳi vemâ kânû iẕem münżarîn.

Diyanet İşleri Meali

Biz melekleri ancak gerekince indiririz. O takdirde de ceza görecekler asla geri bırakılmazlar.

Hicr Suresi 9. AyetSayfa 262 · Cüz 14

إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّكْرَ وَإِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ

Okunuşu

innâ naḥnü nezzelne-ẕẕikra veinnâ lehû leḥâfiżûn.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu Kitap'ı Biz indirdik, onun koruyucusu elbette Biziz.

Hicr Suresi 10. AyetSayfa 262 · Cüz 14

وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ فِي شِيَعِ الْأَوَّلِينَ

Okunuşu

veleḳad erselnâ min ḳablike fî şiye`i-l'evvelîn.

Diyanet İşleri Meali

And olsun ki, senden önce çeşitli ümmetlere peygamber göndermiştik.

Hicr Suresi 11. AyetSayfa 262 · Cüz 14

وَمَا يَأْتِيهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا كَانُوا بِهِ يَسْتَهْزِئُونَ

Okunuşu

vemâ ye'tîhim mir rasûlin illâ kânû bihî yestehziûn.

Diyanet İşleri Meali

Onlara gelen her peygamberi alaya alıyorlardı.

Hicr Suresi 12. AyetSayfa 262 · Cüz 14

كَذَٰلِكَ نَسْلُكُهُ فِي قُلُوبِ الْمُجْرِمِينَ

Okunuşu

keẕâlike neslükühû fî ḳulûbi-lmücrimîn.

Diyanet İşleri Meali

Aynı şekilde biz de Kitap'ı suçluların kalblerine sokarız, ama ona yine de inanmazlar. Oysa kendilerinden öncekilerin uğradıkları meydandadır.

Hicr Suresi 13. AyetSayfa 262 · Cüz 14

لَا يُؤْمِنُونَ بِهِ ۖ وَقَدْ خَلَتْ سُنَّةُ الْأَوَّلِينَ

Okunuşu

lâ yü'minûne bihî veḳad ḫalet sünnetü-l'evvelîn.

Diyanet İşleri Meali

Aynı şekilde biz de Kitap'ı suçluların kalblerine sokarız, ama ona yine de inanmazlar. Oysa kendilerinden öncekilerin uğradıkları meydandadır.

Hicr Suresi 14. AyetSayfa 262 · Cüz 14

وَلَوْ فَتَحْنَا عَلَيْهِم بَابًا مِّنَ السَّمَاءِ فَظَلُّوا فِيهِ يَعْرُجُونَ

Okunuşu

velev fetaḥnâ `aleyhim bâbem mine-ssemâi feżallû fîhi ya`rucûn.

Diyanet İşleri Meali

Onlara gökten bir kapı açsak da, oradan çıkmağa koyulsalar: "Gözlerimiz döndü, biz herhalde büyülendik" derler.

Hicr Suresi 15. AyetSayfa 262 · Cüz 14

لَقَالُوا إِنَّمَا سُكِّرَتْ أَبْصَارُنَا بَلْ نَحْنُ قَوْمٌ مَّسْحُورُونَ

Okunuşu

leḳâlû innemâ sükkirat ebṣârunâ bel naḥnü ḳavmüm mesḥûrûn.

Diyanet İşleri Meali

Onlara gökten bir kapı açsak da, oradan çıkmağa koyulsalar: "Gözlerimiz döndü, biz herhalde büyülendik" derler.

Hicr Suresi 16. AyetSayfa 263 · Cüz 14

وَلَقَدْ جَعَلْنَا فِي السَّمَاءِ بُرُوجًا وَزَيَّنَّاهَا لِلنَّاظِرِينَ

Okunuşu

veleḳad ce`alnâ fi-ssemâi bürûcev vezeyyennâhâ linnâżirîn.

Diyanet İşleri Meali

And olsun ki, gökte burçlar meydana getirdik, onları bakanlar için donattık.

Hicr Suresi 17. AyetSayfa 263 · Cüz 14

وَحَفِظْنَاهَا مِن كُلِّ شَيْطَانٍ رَّجِيمٍ

Okunuşu

veḥafiżnâhâ min külli şeyṭânir racîm.

Diyanet İşleri Meali

Onları, kovulmuş her şeytandan koruduk.

Hicr Suresi 18. AyetSayfa 263 · Cüz 14

إِلَّا مَنِ اسْتَرَقَ السَّمْعَ فَأَتْبَعَهُ شِهَابٌ مُّبِينٌ

Okunuşu

illâ meni-steraḳa-ssem`a feetbe`ahû şihâbüm mübîn.

Diyanet İşleri Meali

Fakat kulak hırsızlığı yapan olursa, parlak bir ateş onu kovalar.

Hicr Suresi 19. AyetSayfa 263 · Cüz 14

وَالْأَرْضَ مَدَدْنَاهَا وَأَلْقَيْنَا فِيهَا رَوَاسِيَ وَأَنبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ شَيْءٍ مَّوْزُونٍ

Okunuşu

vel'arḍa medednâhâ veelḳaynâ fîhâ ravâsiye veembetnâ fîhâ min külli şey'im mevzûn.

Diyanet İşleri Meali

Yeri yaydık, oraya sabit dağlar yerleştirdik, orada her şeyi bir ölçüye göre bitirdik.

Hicr Suresi 20. AyetSayfa 263 · Cüz 14

وَجَعَلْنَا لَكُمْ فِيهَا مَعَايِشَ وَمَن لَّسْتُمْ لَهُ بِرَازِقِينَ

Okunuşu

vece`alnâ leküm fîhâ me`âyişe vemel lestüm lehû birâziḳîn.

Diyanet İşleri Meali

Orada sizin ve rızık veremeyeceğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.

Hicr Suresi 21. AyetSayfa 263 · Cüz 14

وَإِن مِّن شَيْءٍ إِلَّا عِندَنَا خَزَائِنُهُ وَمَا نُنَزِّلُهُ إِلَّا بِقَدَرٍ مَّعْلُومٍ

Okunuşu

veim min şey'in illâ `indenâ ḫazâinüh. vemâ nünezzilühû illâ biḳaderim ma`lûm.

Diyanet İşleri Meali

Hazinesi Bizim katımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Biz onu ancak belli bir ölçüye göre indiririz.

Hicr Suresi 22. AyetSayfa 263 · Cüz 14

وَأَرْسَلْنَا الرِّيَاحَ لَوَاقِحَ فَأَنزَلْنَا مِنَ السَّمَاءِ مَاءً فَأَسْقَيْنَاكُمُوهُ وَمَا أَنتُمْ لَهُ بِخَازِنِينَ

Okunuşu

veerselne-rriyâḥa levâḳiḥa feenzelnâ mine-ssemâi mâen feesḳaynâkümûh. vemâ entüm lehû biḫâzinîn.

Diyanet İşleri Meali

Rüzgarları aşılayıcı olarak gönderdik; yukarıdan su indirdik de sizi onunla suladık. Yoksa siz onu toplayamazdınız.

Hicr Suresi 23. AyetSayfa 263 · Cüz 14

وَإِنَّا لَنَحْنُ نُحْيِي وَنُمِيتُ وَنَحْنُ الْوَارِثُونَ

Okunuşu

veinnâ lenaḥnü nuḥyî venümîtü venaḥnü-lvâriŝûn.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu dirilten ve öldüren Biziz; hepsinin gerisinde de Biz kalırız.

Hicr Suresi 24. AyetSayfa 263 · Cüz 14

وَلَقَدْ عَلِمْنَا الْمُسْتَقْدِمِينَ مِنكُمْ وَلَقَدْ عَلِمْنَا الْمُسْتَأْخِرِينَ

Okunuşu

veleḳad `alimne-lmüstaḳdimîne minküm veleḳad `alimne-lmüste'ḫirîn.

Diyanet İşleri Meali

And olsun ki, sizden önce geçenleri biliriz; and olsun ki, geri kalanları da biliriz.

Hicr Suresi 25. AyetSayfa 263 · Cüz 14

وَإِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَحْشُرُهُمْ ۚ إِنَّهُ حَكِيمٌ عَلِيمٌ

Okunuşu

veinne rabbeke hüve yaḥşüruhüm. innehû ḥakîmün `alîm.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu Rabbin onları diriltip bir araya getirecektir. Şüphesiz O Hakim'dir, Herşeyi Bilen'dir.

Hicr Suresi 26. AyetSayfa 263 · Cüz 14

وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنسَانَ مِن صَلْصَالٍ مِّنْ حَمَإٍ مَّسْنُونٍ

Okunuşu

veleḳad ḫalaḳne-l'insâne min ṣalṣâlim min ḥameim mesnûn.

Diyanet İşleri Meali

And olsun ki, insanı kuru balçıktan, işlenebilen kara topraktan yarattık.

Hicr Suresi 27. AyetSayfa 263 · Cüz 14

وَالْجَانَّ خَلَقْنَاهُ مِن قَبْلُ مِن نَّارِ السَّمُومِ

Okunuşu

velcânne ḫalaḳnâhü min ḳablü min nâri-ssemûm.

Diyanet İşleri Meali

Cinleri de, daha önce, dumansız ateşten yarattık.

Hicr Suresi 28. AyetSayfa 263 · Cüz 14

وَإِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلَائِكَةِ إِنِّي خَالِقٌ بَشَرًا مِّن صَلْصَالٍ مِّنْ حَمَإٍ مَّسْنُونٍ

Okunuşu

veiẕ ḳâle rabbüke lilmelâiketi innî ḫâliḳum beşeram min ṣalṣâlim min ḥameim mesnûn.

Diyanet İşleri Meali

'Rabbin meleklere: "Ben, balçıktan, işlenebilen kara topraktan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan üflediğimde ona secdeye kapanın" demişti.

Hicr Suresi 29. AyetSayfa 263 · Cüz 14

فَإِذَا سَوَّيْتُهُ وَنَفَخْتُ فِيهِ مِن رُّوحِي فَقَعُوا لَهُ سَاجِدِينَ

Okunuşu

feiẕâ sevveytühû venefaḫtü fîhi mir rûḥî feḳa`û lehû sâcidîn.

Diyanet İşleri Meali

'Rabbin meleklere: "Ben, balçıktan, işlenebilen kara topraktan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan üflediğimde ona secdeye kapanın" demişti.

Hicr Suresi 30. AyetSayfa 263 · Cüz 14

فَسَجَدَ الْمَلَائِكَةُ كُلُّهُمْ أَجْمَعُونَ

Okunuşu

fesecede-lmelâiketü küllühüm ecme`ûn.

Diyanet İşleri Meali

Bunun üzerine, İblis'in dışında bütün melekler hemen secde ettiler. O, secde edenlerle beraber olmaktan çekindi.

Hicr Suresi 31. AyetSayfa 263 · Cüz 14

إِلَّا إِبْلِيسَ أَبَىٰ أَن يَكُونَ مَعَ السَّاجِدِينَ

Okunuşu

illâ iblîs. ebâ ey yekûne me`a-ssâcidîn.

Diyanet İşleri Meali

Bunun üzerine, İblis'in dışında bütün melekler hemen secde ettiler. O, secde edenlerle beraber olmaktan çekindi.

Hicr Suresi 32. AyetSayfa 264 · Cüz 14

قَالَ يَا إِبْلِيسُ مَا لَكَ أَلَّا تَكُونَ مَعَ السَّاجِدِينَ

Okunuşu

ḳâle yâ iblîsü mâ leke ellâ tekûne me`a-ssâcidîn.

Diyanet İşleri Meali

Allah: "Ey İblis! Secde edenlerle beraber olmaktan seni alıkoyan nedir?" dedi.

Hicr Suresi 33. AyetSayfa 264 · Cüz 14

قَالَ لَمْ أَكُن لِّأَسْجُدَ لِبَشَرٍ خَلَقْتَهُ مِن صَلْصَالٍ مِّنْ حَمَإٍ مَّسْنُونٍ

Okunuşu

ḳâle lem ekül liescüde libeşerin ḫalaḳtehû min ṣalṣâlim min ḥameim mesnûn.

Diyanet İşleri Meali

O: "Balçıktan, işlenebilen kara topraktan yarattığın insana secde edemem" dedi.

Hicr Suresi 34. AyetSayfa 264 · Cüz 14

قَالَ فَاخْرُجْ مِنْهَا فَإِنَّكَ رَجِيمٌ

Okunuşu

ḳâle faḫruc minhâ feinneke racîm.

Diyanet İşleri Meali

"Öyleyse defol oradan, sen artık kovulmuş birisin. Doğrusu hesap gününe kadar lanet sanadır" dedi.

Hicr Suresi 35. AyetSayfa 264 · Cüz 14

وَإِنَّ عَلَيْكَ اللَّعْنَةَ إِلَىٰ يَوْمِ الدِّينِ

Okunuşu

veinne `aleyke-lla`nete ilâ yevmi-ddîn.

Diyanet İşleri Meali

"Öyleyse defol oradan, sen artık kovulmuş birisin. Doğrusu hesap gününe kadar lanet sanadır" dedi.

Hicr Suresi 36. AyetSayfa 264 · Cüz 14

قَالَ رَبِّ فَأَنظِرْنِي إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ

Okunuşu

ḳâle rabbi feenżirnî ilâ yevmi yüb`aŝûn.

Diyanet İşleri Meali

"Rabbim! Beni hiç olmazsa, tekrar dirilecekleri güne kadar ertele" dedi.

Hicr Suresi 37. AyetSayfa 264 · Cüz 14

قَالَ فَإِنَّكَ مِنَ الْمُنظَرِينَ

Okunuşu

ḳâle feinneke mine-lmünżarîn.

Diyanet İşleri Meali

Allah: "Sen, bilinen gün gelene kadar bırakılanlardansın" dedi.

Hicr Suresi 38. AyetSayfa 264 · Cüz 14

إِلَىٰ يَوْمِ الْوَقْتِ الْمَعْلُومِ

Okunuşu

ilâ yevmi-lvaḳti-lma`lûm.

Diyanet İşleri Meali

Allah: "Sen, bilinen gün gelene kadar bırakılanlardansın" dedi.

Hicr Suresi 39. AyetSayfa 264 · Cüz 14

قَالَ رَبِّ بِمَا أَغْوَيْتَنِي لَأُزَيِّنَنَّ لَهُمْ فِي الْأَرْضِ وَلَأُغْوِيَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ

Okunuşu

ḳâle rabbi bimâ agveytenî leüzeyyinenne lehüm fi-l'arḍi veleugviyennehüm ecme`în.

Diyanet İşleri Meali

"Rabbim! Beni saptırdığın için, and olsun ki yeryüzünde fenalıkları onlara güzel göstereceğim; halis kıldığın kulların bir yana, onların hepsini saptıracağım" dedi.

Hicr Suresi 40. AyetSayfa 264 · Cüz 14

إِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ الْمُخْلَصِينَ

Okunuşu

illâ `ibâdeke minhümü-lmuḫleṣîn.

Diyanet İşleri Meali

"Rabbim! Beni saptırdığın için, and olsun ki yeryüzünde fenalıkları onlara güzel göstereceğim; halis kıldığın kulların bir yana, onların hepsini saptıracağım" dedi.

Hicr Suresi 41. AyetSayfa 264 · Cüz 14

قَالَ هَـٰذَا صِرَاطٌ عَلَيَّ مُسْتَقِيمٌ

Okunuşu

ḳâle hâẕâ ṣirâṭun `aleyye müsteḳîm.

Diyanet İşleri Meali

'Allah şöyle dedi: "Benim gerekli kıldığım dosdoğru yol budur; kullarımın üzerinde senin bir nüfuzun olamaz. Ancak sana uyan sapıklar bunun dışındadır."

Hicr Suresi 42. AyetSayfa 264 · Cüz 14

إِنَّ عِبَادِي لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَانٌ إِلَّا مَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْغَاوِينَ

Okunuşu

inne `ibâdî leyse leke `aleyhim sülṭânün illâ meni-ttebe`ake mine-lgâvîn.

Diyanet İşleri Meali

'Allah şöyle dedi: "Benim gerekli kıldığım dosdoğru yol budur; kullarımın üzerinde senin bir nüfuzun olamaz. Ancak sana uyan sapıklar bunun dışındadır."

Hicr Suresi 43. AyetSayfa 264 · Cüz 14

وَإِنَّ جَهَنَّمَ لَمَوْعِدُهُمْ أَجْمَعِينَ

Okunuşu

veinne cehenneme lemev`idühüm ecme`în.

Diyanet İşleri Meali

"Ve Cehennem onların hepsinin toplanacağı yerdir."

Hicr Suresi 44. AyetSayfa 264 · Cüz 14

لَهَا سَبْعَةُ أَبْوَابٍ لِّكُلِّ بَابٍ مِّنْهُمْ جُزْءٌ مَّقْسُومٌ

Okunuşu

lehâ seb`atü ebvâb. likülli bâbim minhüm cüz'üm maḳsûm.

Diyanet İşleri Meali

O cehennemin yedi kapısı olup, her kapıdan onların girecekleri ayrılmış bir kısım vardır.

Hicr Suresi 45. AyetSayfa 264 · Cüz 14

إِنَّ الْمُتَّقِينَ فِي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ

Okunuşu

inne-lmütteḳîne fî cennâtiv ve`uyûn.

Diyanet İşleri Meali

Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise, cennetlerde, pınar başlarındadırlar.

Hicr Suresi 46. AyetSayfa 264 · Cüz 14

ادْخُلُوهَا بِسَلَامٍ آمِنِينَ

Okunuşu

üdḫulûhâ biselâmin âminîn.

Diyanet İşleri Meali

"Oraya güven içinde, esenlikle girin" denilir.

Hicr Suresi 47. AyetSayfa 264 · Cüz 14

وَنَزَعْنَا مَا فِي صُدُورِهِم مِّنْ غِلٍّ إِخْوَانًا عَلَىٰ سُرُرٍ مُّتَقَابِلِينَ

Okunuşu

veneza`nâ mâ fî ṣudûrihim min gillin iḫvânen `alâ sürurim müteḳâbilîn.

Diyanet İşleri Meali

Biz onların gönüllerinde olan kini çıkardık, artık onlar sedirler üzerinde karşılıklı oturan kardeşlerdir.

Hicr Suresi 48. AyetSayfa 264 · Cüz 14

لَا يَمَسُّهُمْ فِيهَا نَصَبٌ وَمَا هُم مِّنْهَا بِمُخْرَجِينَ

Okunuşu

lâ yemessühüm fîhâ neṣabüv vemâ hüm minhâ bimuḫracîn.

Diyanet İşleri Meali

Onlar orada bir yorgunluk hissetmezler. Oradan çıkarılacak da değillerdir.

Hicr Suresi 49. AyetSayfa 264 · Cüz 14

نَبِّئْ عِبَادِي أَنِّي أَنَا الْغَفُورُ الرَّحِيمُ

Okunuşu

nebbi' `ibâdî ennî ene-lgafûru-rraḥîm.

Diyanet İşleri Meali

Kullarıma Benim bağışlayan, merhamet eden olduğumu, azabımın can yakıcı bir azap olduğunu haber ver.

Hicr Suresi 50. AyetSayfa 264 · Cüz 14

وَأَنَّ عَذَابِي هُوَ الْعَذَابُ الْأَلِيمُ

Okunuşu

veenne `aẕâbî hüve-l`aẕâbü-l'elîm.

Diyanet İşleri Meali

Kullarıma Benim bağışlayan, merhamet eden olduğumu, azabımın can yakıcı bir azap olduğunu haber ver.

Hicr Suresi 51. AyetSayfa 264 · Cüz 14

وَنَبِّئْهُمْ عَن ضَيْفِ إِبْرَاهِيمَ

Okunuşu

venebbi'hüm `an ḍayfi ibrâhîm.

Diyanet İşleri Meali

Onlara İbrahim'in konuklarını da anlat:

Hicr Suresi 52. AyetSayfa 265 · Cüz 14

إِذْ دَخَلُوا عَلَيْهِ فَقَالُوا سَلَامًا قَالَ إِنَّا مِنكُمْ وَجِلُونَ

Okunuşu

iẕ deḫalû `aleyhi feḳâlû selâmâ. ḳâle innâ minküm vecilûn.

Diyanet İşleri Meali

İbrahim'in yanına girdiklerinde selam vermişlerdi. O: "Doğrusu biz sizden korkuyoruz" demişti de: "Korkma, biz sana, bilgin bir oğlun olacağını müjdelemeye geldik" demişlerdi.

Hicr Suresi 53. AyetSayfa 265 · Cüz 14

قَالُوا لَا تَوْجَلْ إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَامٍ عَلِيمٍ

Okunuşu

ḳâlû lâ tevcel innâ nübeşşiruke bigulâmin `alîm.

Diyanet İşleri Meali

İbrahim'in yanına girdiklerinde selam vermişlerdi. O: "Doğrusu biz sizden korkuyoruz" demişti de: "Korkma, biz sana, bilgin bir oğlun olacağını müjdelemeye geldik" demişlerdi.

Hicr Suresi 54. AyetSayfa 265 · Cüz 14

قَالَ أَبَشَّرْتُمُونِي عَلَىٰ أَن مَّسَّنِيَ الْكِبَرُ فَبِمَ تُبَشِّرُونَ

Okunuşu

ḳâle ebeşşertümûnî `alâ em messeniye-lkiberu febime tübeşşirûn.

Diyanet İşleri Meali

"Ben kocamışken bana müjde mi veriyorsunuz? Neye dayanarak müjdeliyorsunuz?" deyince:

Hicr Suresi 55. AyetSayfa 265 · Cüz 14

قَالُوا بَشَّرْنَاكَ بِالْحَقِّ فَلَا تَكُن مِّنَ الْقَانِطِينَ

Okunuşu

ḳâlû beşşernâke bilḥaḳḳi felâ teküm mine-lḳâniṭîn.

Diyanet İşleri Meali

"Seni gerçekten müjdeliyoruz, umutsuzlardan olma" demişlerdi.

Hicr Suresi 56. AyetSayfa 265 · Cüz 14

قَالَ وَمَن يَقْنَطُ مِن رَّحْمَةِ رَبِّهِ إِلَّا الضَّالُّونَ

Okunuşu

ḳâle vemey yaḳneṭu mir raḥmeti rabbihî ille-ḍḍâllûn.

Diyanet İşleri Meali

"Zaten sapıklardan başka kim Rabbinin rahmetinden umudunu keser!" diyerek sormuştu: "Ey elçiler! İşiniz nedir?"

Hicr Suresi 57. AyetSayfa 265 · Cüz 14

قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ أَيُّهَا الْمُرْسَلُونَ

Okunuşu

ḳâle femâ ḫaṭbüküm eyyühe-lmürselûn.

Diyanet İşleri Meali

"Zaten sapıklardan başka kim Rabbinin rahmetinden umudunu keser!" diyerek sormuştu: "Ey elçiler! İşiniz nedir?"

Hicr Suresi 58. AyetSayfa 265 · Cüz 14

قَالُوا إِنَّا أُرْسِلْنَا إِلَىٰ قَوْمٍ مُّجْرِمِينَ

Okunuşu

ḳâlû innâ ürsilnâ ilâ ḳavmim mücrimîn.

Diyanet İşleri Meali

Şöyle cevap vermişlerdi: "Biz şüphesiz suçlu bir millete gönderildik. Lut'un ailesi bunun dışındadır. Karısı hariç hepsini kurtaracağız. Karısının geride kalanlardan olmasını gerekli bulduk."

Hicr Suresi 59. AyetSayfa 265 · Cüz 14

إِلَّا آلَ لُوطٍ إِنَّا لَمُنَجُّوهُمْ أَجْمَعِينَ

Okunuşu

illâ âle lûṭ. innâ lemüneccûhüm ecme`în.

Diyanet İşleri Meali

Şöyle cevap vermişlerdi: "Biz şüphesiz suçlu bir millete gönderildik. Lut'un ailesi bunun dışındadır. Karısı hariç hepsini kurtaracağız. Karısının geride kalanlardan olmasını gerekli bulduk."

Hicr Suresi 60. AyetSayfa 265 · Cüz 14

إِلَّا امْرَأَتَهُ قَدَّرْنَا ۙ إِنَّهَا لَمِنَ الْغَابِرِينَ

Okunuşu

ille-mraetehû ḳaddernâ innehâ lemine-lgâbirîn.

Diyanet İşleri Meali

Şöyle cevap vermişlerdi: "Biz şüphesiz suçlu bir millete gönderildik. Lut'un ailesi bunun dışındadır. Karısı hariç hepsini kurtaracağız. Karısının geride kalanlardan olmasını gerekli bulduk."

Hicr Suresi 61. AyetSayfa 265 · Cüz 14

فَلَمَّا جَاءَ آلَ لُوطٍ الْمُرْسَلُونَ

Okunuşu

felemmâ câe âle lûṭini-lmürselûn.

Diyanet İşleri Meali

Elçiler Lut'un ailesine gelince, Lut: "Doğrusu siz tanınmayan kimselersiniz" dedi.

Hicr Suresi 62. AyetSayfa 265 · Cüz 14

قَالَ إِنَّكُمْ قَوْمٌ مُّنكَرُونَ

Okunuşu

ḳâle inneküm ḳavmüm münkerûn.

Diyanet İşleri Meali

Elçiler Lut'un ailesine gelince, Lut: "Doğrusu siz tanınmayan kimselersiniz" dedi.

Hicr Suresi 63. AyetSayfa 265 · Cüz 14

قَالُوا بَلْ جِئْنَاكَ بِمَا كَانُوا فِيهِ يَمْتَرُونَ

Okunuşu

ḳâlû bel ci'nâke bimâ kânû fîhi yemterûn.

Diyanet İşleri Meali

"Biz sana sadece şüphe edip durdukları azabı getirdik. Sana gerçekle geldik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz. Artık, geceleyin bir ara, aileni yola çıkar, sen de arkalarından git; hiçbiriniz arkaya bakmasın; emrolunduğunuz yere doğru yürüyün" dediler.

Hicr Suresi 64. AyetSayfa 265 · Cüz 14

وَأَتَيْنَاكَ بِالْحَقِّ وَإِنَّا لَصَادِقُونَ

Okunuşu

veeteynâke bilḥaḳḳi veinnâ leṣâdiḳûn.

Diyanet İşleri Meali

"Biz sana sadece şüphe edip durdukları azabı getirdik. Sana gerçekle geldik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz. Artık, geceleyin bir ara, aileni yola çıkar, sen de arkalarından git; hiçbiriniz arkaya bakmasın; emrolunduğunuz yere doğru yürüyün" dediler.

Hicr Suresi 65. AyetSayfa 265 · Cüz 14

فَأَسْرِ بِأَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِّنَ اللَّيْلِ وَاتَّبِعْ أَدْبَارَهُمْ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنكُمْ أَحَدٌ وَامْضُوا حَيْثُ تُؤْمَرُونَ

Okunuşu

feesri biehlike biḳiṭ`im mine-lleyli vettebi` edbârahüm velâ yeltefit minküm eḥadüv vemḍû ḥayŝü tü'merûn.

Diyanet İşleri Meali

"Biz sana sadece şüphe edip durdukları azabı getirdik. Sana gerçekle geldik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz. Artık, geceleyin bir ara, aileni yola çıkar, sen de arkalarından git; hiçbiriniz arkaya bakmasın; emrolunduğunuz yere doğru yürüyün" dediler.

Hicr Suresi 66. AyetSayfa 265 · Cüz 14

وَقَضَيْنَا إِلَيْهِ ذَٰلِكَ الْأَمْرَ أَنَّ دَابِرَ هَـٰؤُلَاءِ مَقْطُوعٌ مُّصْبِحِينَ

Okunuşu

veḳaḍaynâ ileyhi ẕâlike-l'emra enne dâbira hâülâi maḳṭû`um muṣbiḥîn.

Diyanet İşleri Meali

Böylece Lut'a bunların sonlarının kesilmiş olarak sabahlıyacaklarını bildirdik.

Hicr Suresi 67. AyetSayfa 265 · Cüz 14

وَجَاءَ أَهْلُ الْمَدِينَةِ يَسْتَبْشِرُونَ

Okunuşu

vecâe ehlü-lmedîneti yestebşirûn.

Diyanet İşleri Meali

Şehir halkı, sevinerek geldiler.

Hicr Suresi 68. AyetSayfa 265 · Cüz 14

قَالَ إِنَّ هَـٰؤُلَاءِ ضَيْفِي فَلَا تَفْضَحُونِ

Okunuşu

ḳâle inne hâülâi ḍayfî felâ tefḍaḥûn.

Diyanet İşleri Meali

Lut: "Bunlar benim konuklarımdır, onlara karşı beni rüsvay etmeyin, Allah'tan korkun, beni utandırmayın" dedi.

Hicr Suresi 69. AyetSayfa 265 · Cüz 14

وَاتَّقُوا اللَّهَ وَلَا تُخْزُونِ

Okunuşu

vetteḳu-llâhe velâ tuḫzûn.

Diyanet İşleri Meali

Lut: "Bunlar benim konuklarımdır, onlara karşı beni rüsvay etmeyin, Allah'tan korkun, beni utandırmayın" dedi.

Hicr Suresi 70. AyetSayfa 265 · Cüz 14

قَالُوا أَوَلَمْ نَنْهَكَ عَنِ الْعَالَمِينَ

Okunuşu

ḳâlû evelem nenheke `ani-l`âlemîn.

Diyanet İşleri Meali

"Biz sana kimseyi misafir kabul etmeyi yasak etmemiş miydik?" dediler.

Hicr Suresi 71. AyetSayfa 266 · Cüz 14

قَالَ هَـٰؤُلَاءِ بَنَاتِي إِن كُنتُمْ فَاعِلِينَ

Okunuşu

ḳâle hâülâi benâtî in küntüm fâ`ilîn.

Diyanet İşleri Meali

Lut: "Alacaksanız, işte benim kızlarım" dedi.

Hicr Suresi 72. AyetSayfa 266 · Cüz 14

لَعَمْرُكَ إِنَّهُمْ لَفِي سَكْرَتِهِمْ يَعْمَهُونَ

Okunuşu

le`amruke innehüm lefî sekratihim ya`mehûn.

Diyanet İşleri Meali

Senin hayatına and olsun ki, onlar sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.

Hicr Suresi 73. AyetSayfa 266 · Cüz 14

فَأَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ مُشْرِقِينَ

Okunuşu

feeḫaẕethümu-ṣṣayḥatü müşriḳîn.

Diyanet İşleri Meali

Tanyeri ağarırken, çığlık onları yakalayıverdi.

Hicr Suresi 74. AyetSayfa 266 · Cüz 14

فَجَعَلْنَا عَالِيَهَا سَافِلَهَا وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ حِجَارَةً مِّن سِجِّيلٍ

Okunuşu

fece`alnâ `âliyehâ sâfilehâ veemṭarnâ `aleyhim ḥicâratem min siccîl.

Diyanet İşleri Meali

Memleketlerini alt üst ettik, üzerlerine sert taş yağdırdık.

Hicr Suresi 75. AyetSayfa 266 · Cüz 14

إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَآيَاتٍ لِّلْمُتَوَسِّمِينَ

Okunuşu

inne fî ẕâlike leâyâtil lilmütevessimîn.

Diyanet İşleri Meali

Bunda, görebilen insanlar için ibretler vardır.

Hicr Suresi 76. AyetSayfa 266 · Cüz 14

وَإِنَّهَا لَبِسَبِيلٍ مُّقِيمٍ

Okunuşu

veinnehâ lebisebîlim müḳîm.

Diyanet İşleri Meali

O şehrin kalıntıları işlek yollar üzerinde hala durmaktadır.

Hicr Suresi 77. AyetSayfa 266 · Cüz 14

إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَآيَةً لِّلْمُؤْمِنِينَ

Okunuşu

inne fî ẕâlike leâyetel lilmü'minîn.

Diyanet İşleri Meali

Bunda inananlar için ibret vardır.

Hicr Suresi 78. AyetSayfa 266 · Cüz 14

وَإِن كَانَ أَصْحَابُ الْأَيْكَةِ لَظَالِمِينَ

Okunuşu

vein kâne aṣḥâbü-l'eyketi leżâlimîn.

Diyanet İşleri Meali

Eykeliler de, şüphesiz zalim kimselerdi.

Hicr Suresi 79. AyetSayfa 266 · Cüz 14

فَانتَقَمْنَا مِنْهُمْ وَإِنَّهُمَا لَبِإِمَامٍ مُّبِينٍ

Okunuşu

fenteḳamnâ minhüm. veinnehümâ lebiimâmim mübîn.

Diyanet İşleri Meali

Bunun için onlardan da öç aldık. Hala her iki memleket de işlek bir yol üzerindedirler.

Hicr Suresi 80. AyetSayfa 266 · Cüz 14

وَلَقَدْ كَذَّبَ أَصْحَابُ الْحِجْرِ الْمُرْسَلِينَ

Okunuşu

veleḳad keẕẕebe aṣḥâbü-lḥicri-lmürselîn.

Diyanet İşleri Meali

And olsun ki, Hicr halkı peygamberi yalanlamışlardı.

Hicr Suresi 81. AyetSayfa 266 · Cüz 14

وَآتَيْنَاهُمْ آيَاتِنَا فَكَانُوا عَنْهَا مُعْرِضِينَ

Okunuşu

veâteynâhüm âyâtinâ fekânû `anhâ mü`riḍîn.

Diyanet İşleri Meali

Onlara ayetlerimizi verdiğimiz halde, yüz çevirmişlerdi.

Hicr Suresi 82. AyetSayfa 266 · Cüz 14

وَكَانُوا يَنْحِتُونَ مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتًا آمِنِينَ

Okunuşu

vekânû yenḥitûne mine-lcibâli büyûten âminîn.

Diyanet İşleri Meali

Dağlarda, güven içinde olarak evler yontuyorlardı.

Hicr Suresi 83. AyetSayfa 266 · Cüz 14

فَأَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ مُصْبِحِينَ

Okunuşu

feeḫaẕethümu-ṣṣayḥatü muṣbiḥîn.

Diyanet İşleri Meali

Sabaha karşı çığlık onları yakalayıverdi.

Hicr Suresi 84. AyetSayfa 266 · Cüz 14

فَمَا أَغْنَىٰ عَنْهُم مَّا كَانُوا يَكْسِبُونَ

Okunuşu

femâ agnâ `anhüm mâ kânû yeksibûn.

Diyanet İşleri Meali

Yaptıkları kendilerine bir fayda sağlamadı.

Hicr Suresi 85. AyetSayfa 266 · Cüz 14

وَمَا خَلَقْنَا السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا إِلَّا بِالْحَقِّ ۗ وَإِنَّ السَّاعَةَ لَآتِيَةٌ ۖ فَاصْفَحِ الصَّفْحَ الْجَمِيلَ

Okunuşu

vemâ ḫalaḳne-ssemâvâti vel'arḍa vemâ beynehümâ illâ bilḥaḳḳi. veinne-ssâ`ate leâtiyetün faṣfeḥi-ṣṣafḥa-lcemîl.

Diyanet İşleri Meali

Biz, gökleri, yeri ve her ikisi arasında bulunanları gereğince yarattık. Kıyamet günü şüphesiz gelecektir. O halde yumuşak ve iyi davran.

Hicr Suresi 86. AyetSayfa 266 · Cüz 14

إِنَّ رَبَّكَ هُوَ الْخَلَّاقُ الْعَلِيمُ

Okunuşu

inne rabbeke hüve-lḫallâḳu-l`alîm.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu yaratan ve bilen ancak Rabbindir.

Hicr Suresi 87. AyetSayfa 266 · Cüz 14

وَلَقَدْ آتَيْنَاكَ سَبْعًا مِّنَ الْمَثَانِي وَالْقُرْآنَ الْعَظِيمَ

Okunuşu

veleḳad âteynâke seb`am mine-lmeŝânî velḳur'âne-l`ażîm.

Diyanet İşleri Meali

And olsun ki, sana daima tekrarlanan yedi ayetli Fatiha'yı ve Kuran-ı Azim'i verdik.

Hicr Suresi 88. AyetSayfa 266 · Cüz 14

لَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ إِلَىٰ مَا مَتَّعْنَا بِهِ أَزْوَاجًا مِّنْهُمْ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَاخْفِضْ جَنَاحَكَ لِلْمُؤْمِنِينَ

Okunuşu

lâ temüddenne `ayneyke ilâ mâ metta`nâ bihî ezvâcem minhüm velâ taḥzen `aleyhim vaḫfiḍ cenâḥake lilmü'minîn.

Diyanet İşleri Meali

Kafirler içinde bazı kimselere verdiğimiz kat kat servete gözünü dikme, onlara üzülme; inananları kanatların altına al.

Hicr Suresi 89. AyetSayfa 266 · Cüz 14

وَقُلْ إِنِّي أَنَا النَّذِيرُ الْمُبِينُ

Okunuşu

veḳul innî ene-nneẕîru-lmübîn.

Diyanet İşleri Meali

De ki: "Doğrusu ben apaçık bir uyarıcıyım."

Hicr Suresi 90. AyetSayfa 266 · Cüz 14

كَمَا أَنزَلْنَا عَلَى الْمُقْتَسِمِينَ

Okunuşu

kemâ enzelnâ `ale-lmuḳtesimîn.

Diyanet İşleri Meali

Kuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.

Hicr Suresi 91. AyetSayfa 267 · Cüz 14

الَّذِينَ جَعَلُوا الْقُرْآنَ عِضِينَ

Okunuşu

elleẕîne ce`alü-lḳur'âne `iḍîn.

Diyanet İşleri Meali

Kuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.

Hicr Suresi 92. AyetSayfa 267 · Cüz 14

فَوَرَبِّكَ لَنَسْأَلَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ

Okunuşu

feverabbike lenes'elennehüm ecme`în.

Diyanet İşleri Meali

Kuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.

Hicr Suresi 93. AyetSayfa 267 · Cüz 14

عَمَّا كَانُوا يَعْمَلُونَ

Okunuşu

`ammâ kânû ya`melûn.

Diyanet İşleri Meali

Kuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.

Hicr Suresi 94. AyetSayfa 267 · Cüz 14

فَاصْدَعْ بِمَا تُؤْمَرُ وَأَعْرِضْ عَنِ الْمُشْرِكِينَ

Okunuşu

faṣda` bimâ tü'meru vea`riḍ `ani-lmüşrikîn.

Diyanet İşleri Meali

Artık buyrulanı açıkça ortaya koy, puta tapanlara aldırış etme.

Hicr Suresi 95. AyetSayfa 267 · Cüz 14

إِنَّا كَفَيْنَاكَ الْمُسْتَهْزِئِينَ

Okunuşu

innâ kefeynâke-lmüstehziîn.

Diyanet İşleri Meali

Allah'la beraber başka bir tanrının bulunduğunu kabul eden alaycılara karşı şüphesiz Biz sana kafiyiz. Yakında ne olduğunu öğreneceklerdir.

Hicr Suresi 96. AyetSayfa 267 · Cüz 14

الَّذِينَ يَجْعَلُونَ مَعَ اللَّهِ إِلَـٰهًا آخَرَ ۚ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

Okunuşu

elleẕîne yec`alûne me`a-llâhi ilâhen âḫar. fesevfe ya`lemûn.

Diyanet İşleri Meali

Allah'la beraber başka bir tanrının bulunduğunu kabul eden alaycılara karşı şüphesiz Biz sana kafiyiz. Yakında ne olduğunu öğreneceklerdir.

Hicr Suresi 97. AyetSayfa 267 · Cüz 14

وَلَقَدْ نَعْلَمُ أَنَّكَ يَضِيقُ صَدْرُكَ بِمَا يَقُولُونَ

Okunuşu

veleḳad na`lemü enneke yeḍîḳu ṣadruke bimâ yeḳûlûn.

Diyanet İşleri Meali

And olsun ki, söyledikleri şeylerden senin gönlünün daraldığını biliyoruz.

Hicr Suresi 98. AyetSayfa 267 · Cüz 14

فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَكُن مِّنَ السَّاجِدِينَ

Okunuşu

fesebbiḥ biḥamdi rabbike veküm mine-ssâcidîn.

Diyanet İşleri Meali

Rabbini hamd ile an, secde edenlerden ol ve ölünceye kadar Rabbine kulluk et.

Hicr Suresi 99. AyetSayfa 267 · Cüz 14

وَاعْبُدْ رَبَّكَ حَتَّىٰ يَأْتِيَكَ الْيَقِينُ

Okunuşu

va`büd rabbeke ḥattâ ye'tiyeke-lyeḳîn.

Diyanet İşleri Meali

Rabbini hamd ile an, secde edenlerden ol ve ölünceye kadar Rabbine kulluk et.