الشعراء

Şuarâ Suresi: Arapça, Okunuşu ve Meali

26. sure227 ayetAsh-Shu'araMushaf sayfa 36719. cüz

Şuarâ Suresi'nin 227 ayetini Arapça aslı, Türkçe okunuşu ve Diyanet İşleri meali ile okuyun. Diğer meallerle karşılaştırmak için okuma ekranını kullanabilirsiniz.

Tüm meallerle karşılaştır →
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Şuarâ Suresi 2. AyetSayfa 367 · Cüz 19

تِلْكَ آيَاتُ الْكِتَابِ الْمُبِينِ

Okunuşu

tilke âyâtü-lkitâbi-lmübîn.

Diyanet İşleri Meali

Bunlar apaçık Kitap'ın ayetleridir.

Şuarâ Suresi 3. AyetSayfa 367 · Cüz 19

لَعَلَّكَ بَاخِعٌ نَّفْسَكَ أَلَّا يَكُونُوا مُؤْمِنِينَ

Okunuşu

le`alleke bâḫi`un nefseke ellâ yekûnû mü'minîn.

Diyanet İşleri Meali

İnanmıyorlar diye nerdeyse kendini mahvedeceksin.

Şuarâ Suresi 4. AyetSayfa 367 · Cüz 19

إِن نَّشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِم مِّنَ السَّمَاءِ آيَةً فَظَلَّتْ أَعْنَاقُهُمْ لَهَا خَاضِعِينَ

Okunuşu

in neşe' nünezzil `aleyhim mine-ssemâi âyeten feżallet a`nâḳuhüm lehâ ḫâḍi`în.

Diyanet İşleri Meali

Biz dilesek onlara gökten bir mucize indiririz de ona boyun eğip kalırlar.

Şuarâ Suresi 5. AyetSayfa 367 · Cüz 19

وَمَا يَأْتِيهِم مِّن ذِكْرٍ مِّنَ الرَّحْمَـٰنِ مُحْدَثٍ إِلَّا كَانُوا عَنْهُ مُعْرِضِينَ

Okunuşu

vemâ ye'tîhim min ẕikrim mine-rraḥmâni muḥdeŝin illâ kânû `anhü mü`riḍîn.

Diyanet İşleri Meali

Rahman'dan kendilerine gelen her yeni öğütten mutlaka yüz çevirirler.

Şuarâ Suresi 6. AyetSayfa 367 · Cüz 19

فَقَدْ كَذَّبُوا فَسَيَأْتِيهِمْ أَنبَاءُ مَا كَانُوا بِهِ يَسْتَهْزِئُونَ

Okunuşu

feḳad keẕẕebû feseye'tîhim embâü mâ kânû bihî yestehziûn.

Diyanet İşleri Meali

Evet, yalanladılar; alay edip durdukları şeylerin haberleri kendilerine ulaşacaktır.

Şuarâ Suresi 7. AyetSayfa 367 · Cüz 19

أَوَلَمْ يَرَوْا إِلَى الْأَرْضِ كَمْ أَنبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ زَوْجٍ كَرِيمٍ

Okunuşu

evelem yerav ile-l'arḍi kem embetnâ fîhâ min külli zevcin kerîm.

Diyanet İşleri Meali

Yeryüzüne bakmazlar mı? Orada, bitkilerden nice güzel çiftler yetiştirmişizdir.

Şuarâ Suresi 8. AyetSayfa 367 · Cüz 19

إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَآيَةً ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Okunuşu

inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.

Diyanet İşleri Meali

Şüphesiz bunlarda Allah'ın kudretine işaret vardır, ama çoğu inanmazlar.

Şuarâ Suresi 9. AyetSayfa 367 · Cüz 19

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ

Okunuşu

veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.

Diyanet İşleri Meali

Rabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.

Şuarâ Suresi 10. AyetSayfa 367 · Cüz 19

وَإِذْ نَادَىٰ رَبُّكَ مُوسَىٰ أَنِ ائْتِ الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ

Okunuşu

veiẕ nâdâ rabbüke mûsâ eni-'ti-lḳavme-żżâlimîn.

Diyanet İşleri Meali

Rabbin Musa'ya: "Haksızlık eden millete, Firavun'un milletine git" diye nida etmişti. "Haksızlıktan sakınmazlar mı?"

Şuarâ Suresi 11. AyetSayfa 367 · Cüz 19

قَوْمَ فِرْعَوْنَ ۚ أَلَا يَتَّقُونَ

Okunuşu

ḳavme fir`avn. elâ yetteḳûn.

Diyanet İşleri Meali

Rabbin Musa'ya: "Haksızlık eden millete, Firavun'un milletine git" diye nida etmişti. "Haksızlıktan sakınmazlar mı?"

Şuarâ Suresi 12. AyetSayfa 367 · Cüz 19

قَالَ رَبِّ إِنِّي أَخَافُ أَن يُكَذِّبُونِ

Okunuşu

ḳâle rabbi innî eḫâfü ey yükeẕẕibûn.

Diyanet İşleri Meali

Musa: "Rabbim! Doğrusu beni yalanlamalarından korkuyorum; göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor. Onun için Harun'a da elçilik ver. Onların bana isnat ettikleri bir suç da vardır. Beni öldürmelerinden korkuyorum" demişti.

Şuarâ Suresi 13. AyetSayfa 367 · Cüz 19

وَيَضِيقُ صَدْرِي وَلَا يَنطَلِقُ لِسَانِي فَأَرْسِلْ إِلَىٰ هَارُونَ

Okunuşu

veyeḍîḳu ṣadrî velâ yenṭaliḳu lisânî feersil ilâ hârûn.

Diyanet İşleri Meali

Musa: "Rabbim! Doğrusu beni yalanlamalarından korkuyorum; göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor. Onun için Harun'a da elçilik ver. Onların bana isnat ettikleri bir suç da vardır. Beni öldürmelerinden korkuyorum" demişti.

Şuarâ Suresi 14. AyetSayfa 367 · Cüz 19

وَلَهُمْ عَلَيَّ ذَنبٌ فَأَخَافُ أَن يَقْتُلُونِ

Okunuşu

velehüm `aleyye ẕembün feeḫâfü ey yaḳtülûn.

Diyanet İşleri Meali

Musa: "Rabbim! Doğrusu beni yalanlamalarından korkuyorum; göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor. Onun için Harun'a da elçilik ver. Onların bana isnat ettikleri bir suç da vardır. Beni öldürmelerinden korkuyorum" demişti.

Şuarâ Suresi 15. AyetSayfa 367 · Cüz 19

قَالَ كَلَّا ۖ فَاذْهَبَا بِآيَاتِنَا ۖ إِنَّا مَعَكُم مُّسْتَمِعُونَ

Okunuşu

ḳâle kellâ. feẕhebâ biâyâtinâ innâ me`aküm müstemi`ûn.

Diyanet İşleri Meali

Allah: "Hayır; ikiniz mucizelerimizle gidiniz. Doğrusu Biz sizinle beraber dinlemekteyiz. Firavun'a varınız: "Biz şüphesiz alemlerin Rabbinin elçisiyiz; İsrailoğullarını bizimle beraber gönder, deyiniz" demişti.

Şuarâ Suresi 16. AyetSayfa 367 · Cüz 19

فَأْتِيَا فِرْعَوْنَ فَقُولَا إِنَّا رَسُولُ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Okunuşu

fe'tiyâ fir`avne feḳûlâ innâ rasûlü rabbi-l`âlemîn.

Diyanet İşleri Meali

Allah: "Hayır; ikiniz mucizelerimizle gidiniz. Doğrusu Biz sizinle beraber dinlemekteyiz. Firavun'a varınız: "Biz şüphesiz alemlerin Rabbinin elçisiyiz; İsrailoğullarını bizimle beraber gönder, deyiniz" demişti.

Şuarâ Suresi 17. AyetSayfa 367 · Cüz 19

أَنْ أَرْسِلْ مَعَنَا بَنِي إِسْرَائِيلَ

Okunuşu

en ersil me`anâ benî isrâîl.

Diyanet İşleri Meali

Allah: "Hayır; ikiniz mucizelerimizle gidiniz. Doğrusu Biz sizinle beraber dinlemekteyiz. Firavun'a varınız: "Biz şüphesiz alemlerin Rabbinin elçisiyiz; İsrailoğullarını bizimle beraber gönder, deyiniz" demişti.

Şuarâ Suresi 18. AyetSayfa 367 · Cüz 19

قَالَ أَلَمْ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدًا وَلَبِثْتَ فِينَا مِنْ عُمُرِكَ سِنِينَ

Okunuşu

ḳâle elem nürabbike fînâ velîdev velebiŝte fînâ min `umürike sinîn.

Diyanet İşleri Meali

Firavun Musa'ya: "Biz seni çocukken yanımıza alıp büyütmedik mi? Hayatının birçok yıllarını aramızda geçirmedin mi? Sonunda yapacağını da yaptın. Sen nankörün birisin" dedi.

Şuarâ Suresi 19. AyetSayfa 367 · Cüz 19

وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ الَّتِي فَعَلْتَ وَأَنتَ مِنَ الْكَافِرِينَ

Okunuşu

vefe`alte fa`leteke-lletî fe`alte veente mine-lkâfirîn.

Diyanet İşleri Meali

Firavun Musa'ya: "Biz seni çocukken yanımıza alıp büyütmedik mi? Hayatının birçok yıllarını aramızda geçirmedin mi? Sonunda yapacağını da yaptın. Sen nankörün birisin" dedi.

Şuarâ Suresi 20. AyetSayfa 368 · Cüz 19

قَالَ فَعَلْتُهَا إِذًا وَأَنَا مِنَ الضَّالِّينَ

Okunuşu

ḳâle fe`altühâ iẕev veenâ mine-ḍḍâllîn.

Diyanet İşleri Meali

Musa: "O işi kasden yaptımsa sapıklardan biri sayılırım. Bu yüzden sizden korkunca aranızdan kaçtım. Sonra, Rabbim bana hikmet verip, beni peygamber yaptı. Başıma kaktığın bu nimet, İsrailoğullarını kendine köle ettiğinden ötürüdür" dedi.

Şuarâ Suresi 21. AyetSayfa 368 · Cüz 19

فَفَرَرْتُ مِنكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ لِي رَبِّي حُكْمًا وَجَعَلَنِي مِنَ الْمُرْسَلِينَ

Okunuşu

feferartü minküm lemmâ ḫiftüküm fevehebe lî rabbî ḥukmev vece`alenî mine-lmürselîn.

Diyanet İşleri Meali

Musa: "O işi kasden yaptımsa sapıklardan biri sayılırım. Bu yüzden sizden korkunca aranızdan kaçtım. Sonra, Rabbim bana hikmet verip, beni peygamber yaptı. Başıma kaktığın bu nimet, İsrailoğullarını kendine köle ettiğinden ötürüdür" dedi.

Şuarâ Suresi 22. AyetSayfa 368 · Cüz 19

وَتِلْكَ نِعْمَةٌ تَمُنُّهَا عَلَيَّ أَنْ عَبَّدتَّ بَنِي إِسْرَائِيلَ

Okunuşu

vetilke ni`metün temünnühâ `aleyye en `abbette benî isrâîl.

Diyanet İşleri Meali

Musa: "O işi kasden yaptımsa sapıklardan biri sayılırım. Bu yüzden sizden korkunca aranızdan kaçtım. Sonra, Rabbim bana hikmet verip, beni peygamber yaptı. Başıma kaktığın bu nimet, İsrailoğullarını kendine köle ettiğinden ötürüdür" dedi.

Şuarâ Suresi 23. AyetSayfa 368 · Cüz 19

قَالَ فِرْعَوْنُ وَمَا رَبُّ الْعَالَمِينَ

Okunuşu

ḳâle fir`avnü vemâ rabbü-l`âlemîn.

Diyanet İşleri Meali

Firavun: "Alemlerin Rabbi de nedir?" dedi.

Şuarâ Suresi 24. AyetSayfa 368 · Cüz 19

قَالَ رَبُّ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ۖ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ

Okunuşu

ḳâle rabbü-ssemâvâti vel'arḍi vemâ beynehümâ. in küntüm mûḳinîn.

Diyanet İşleri Meali

Musa: "Kesin olarak inanacaksanız, bilin ki O göklerin, yerin ve ikisinin arasında bulunanların Rabbidir" dedi.

Şuarâ Suresi 25. AyetSayfa 368 · Cüz 19

قَالَ لِمَنْ حَوْلَهُ أَلَا تَسْتَمِعُونَ

Okunuşu

ḳâle limen ḥavlehû elâ testemi`ûn.

Diyanet İşleri Meali

Yanında bulunanlara: "İşitmiyor musunuz?" dedi.

Şuarâ Suresi 26. AyetSayfa 368 · Cüz 19

قَالَ رَبُّكُمْ وَرَبُّ آبَائِكُمُ الْأَوَّلِينَ

Okunuşu

ḳâle rabbüküm verabbü âbâikümü-l'evvelîn.

Diyanet İşleri Meali

"O sizin de Rabbiniz, önce geçmiş atalarınızın da Rabbidir" dedi.

Şuarâ Suresi 27. AyetSayfa 368 · Cüz 19

قَالَ إِنَّ رَسُولَكُمُ الَّذِي أُرْسِلَ إِلَيْكُمْ لَمَجْنُونٌ

Okunuşu

ḳâle inne rasûlekümü-lleẕî ürsile ileyküm lemecnûn.

Diyanet İşleri Meali

Firavun, çevresindekilere: "Size gönderilen peygamberiniz şüphesiz delidir" dedi.

Şuarâ Suresi 28. AyetSayfa 368 · Cüz 19

قَالَ رَبُّ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَمَا بَيْنَهُمَا ۖ إِن كُنتُمْ تَعْقِلُونَ

Okunuşu

ḳâle rabbü-lmeşriḳi velmagribi vemâ beynehümâ. in küntüm ta`ḳilûn.

Diyanet İşleri Meali

Musa: "Eğer akledebilen kimselerseniz bilin ki O, doğunun, batının ve ikisinin arasında bulunanların Rabbidir" dedi.

Şuarâ Suresi 29. AyetSayfa 368 · Cüz 19

قَالَ لَئِنِ اتَّخَذْتَ إِلَـٰهًا غَيْرِي لَأَجْعَلَنَّكَ مِنَ الْمَسْجُونِينَ

Okunuşu

ḳâle leini-tteḫaẕte ilâhen gayrî leec`alenneke mine-lmescûnîn.

Diyanet İşleri Meali

Firavun: "Benden başkasını tanrı edinirsen, and olsun ki seni zindanlık ederim" dedi.

Şuarâ Suresi 30. AyetSayfa 368 · Cüz 19

قَالَ أَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَيْءٍ مُّبِينٍ

Okunuşu

ḳâle evelev ci'tüke bişey'im mübîn.

Diyanet İşleri Meali

Musa: "Sana apaçık bir şey getirmiş isem de mi?" dedi.

Şuarâ Suresi 31. AyetSayfa 368 · Cüz 19

قَالَ فَأْتِ بِهِ إِن كُنتَ مِنَ الصَّادِقِينَ

Okunuşu

ḳâle fe'ti bihî in künte mine-ṣṣâdiḳîn.

Diyanet İşleri Meali

Firavun: "Doğru sözlülerden isen haydi getir" dedi.

Şuarâ Suresi 32. AyetSayfa 368 · Cüz 19

فَأَلْقَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ ثُعْبَانٌ مُّبِينٌ

Okunuşu

feelḳâ `aṣâhü feiẕâ hiye ŝü`bânüm mübîn.

Diyanet İşleri Meali

Bunun üzerine Musa değneğini attı, besbelli bir yılan oluverdi.

Şuarâ Suresi 33. AyetSayfa 368 · Cüz 19

وَنَزَعَ يَدَهُ فَإِذَا هِيَ بَيْضَاءُ لِلنَّاظِرِينَ

Okunuşu

veneza`a yedehû feiẕâ hiye beyḍâü linnâżirîn.

Diyanet İşleri Meali

Elini çıkardı, bakanlara bembeyaz göründü.

Şuarâ Suresi 34. AyetSayfa 368 · Cüz 19

قَالَ لِلْمَلَإِ حَوْلَهُ إِنَّ هَـٰذَا لَسَاحِرٌ عَلِيمٌ

Okunuşu

ḳâle lilmelei ḥavlehû inne hâẕâ lesâḥirun `alîm.

Diyanet İşleri Meali

Firavun çevresinde bulunan ileri gelenlere: "Doğrusu bu bilgin bir sihirbaz; sizi sihirle yurdunuzdan çıkarmak istiyor; ne buyurursunuz?" dedi.

Şuarâ Suresi 35. AyetSayfa 368 · Cüz 19

يُرِيدُ أَن يُخْرِجَكُم مِّنْ أَرْضِكُم بِسِحْرِهِ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ

Okunuşu

yürîdü ey yuḫriceküm min arḍiküm bisiḥrih. femâẕâ te'mürûn.

Diyanet İşleri Meali

Firavun çevresinde bulunan ileri gelenlere: "Doğrusu bu bilgin bir sihirbaz; sizi sihirle yurdunuzdan çıkarmak istiyor; ne buyurursunuz?" dedi.

Şuarâ Suresi 36. AyetSayfa 368 · Cüz 19

قَالُوا أَرْجِهْ وَأَخَاهُ وَابْعَثْ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ

Okunuşu

ḳâlû ercih veeḫâhü veb`aŝ fi-lmedâini ḥâşirîn.

Diyanet İşleri Meali

"Onu ve kardeşini alıkoy, şehirlere, sana bütün bilgin sihirbazları getirecek toplayıcılar gönder" dediler.

Şuarâ Suresi 37. AyetSayfa 368 · Cüz 19

يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَلِيمٍ

Okunuşu

ye'tûke bikülli seḥḥârin `alîm.

Diyanet İşleri Meali

"Onu ve kardeşini alıkoy, şehirlere, sana bütün bilgin sihirbazları getirecek toplayıcılar gönder" dediler.

Şuarâ Suresi 38. AyetSayfa 368 · Cüz 19

فَجُمِعَ السَّحَرَةُ لِمِيقَاتِ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ

Okunuşu

fecümi`a-sseḥaratü limîḳâti yevmim ma`lûm.

Diyanet İşleri Meali

Sihirbazlar, belirli bir günün bildirilen vaktinde toplandılar.

Şuarâ Suresi 39. AyetSayfa 368 · Cüz 19

وَقِيلَ لِلنَّاسِ هَلْ أَنتُم مُّجْتَمِعُونَ

Okunuşu

veḳîle linnâsi hel entüm müctemi`ûn.

Diyanet İşleri Meali

İnsanlara: "Siz de toplanır mısınız?" denildi.

Şuarâ Suresi 40. AyetSayfa 369 · Cüz 19

لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ السَّحَرَةَ إِن كَانُوا هُمُ الْغَالِبِينَ

Okunuşu

le`allenâ nettebi`u-sseḥarate in kânû hümü-lgâlibîn.

Diyanet İşleri Meali

"Sihirbazlar üstün gelirlerse biz de onlara uyarız" dediler.

Şuarâ Suresi 41. AyetSayfa 369 · Cüz 19

فَلَمَّا جَاءَ السَّحَرَةُ قَالُوا لِفِرْعَوْنَ أَئِنَّ لَنَا لَأَجْرًا إِن كُنَّا نَحْنُ الْغَالِبِينَ

Okunuşu

felemmâ câe-sseḥaratü ḳâlû lifir`avne einne lenâ leecran in künnâ naḥnü-lgâlibîn.

Diyanet İşleri Meali

Sihirbazlar geldiklerinde, Firavun'a; "Biz üstün gelirsek, şüphesiz bize bir ücret vardır değil mi?" dediler.

Şuarâ Suresi 42. AyetSayfa 369 · Cüz 19

قَالَ نَعَمْ وَإِنَّكُمْ إِذًا لَّمِنَ الْمُقَرَّبِينَ

Okunuşu

ḳâle ne`am veinneküm iẕel lemine-lmüḳarrabîn.

Diyanet İşleri Meali

Firavun: "Evet; o takdirde siz gözde kimselerden olacaksınız" dedi.

Şuarâ Suresi 43. AyetSayfa 369 · Cüz 19

قَالَ لَهُم مُّوسَىٰ أَلْقُوا مَا أَنتُم مُّلْقُونَ

Okunuşu

ḳâle lehüm mûsâ elḳû mâ entüm mülḳûn.

Diyanet İşleri Meali

Musa onlara: "Ne atacaksanız atın" dedi.

Şuarâ Suresi 44. AyetSayfa 369 · Cüz 19

فَأَلْقَوْا حِبَالَهُمْ وَعِصِيَّهُمْ وَقَالُوا بِعِزَّةِ فِرْعَوْنَ إِنَّا لَنَحْنُ الْغَالِبُونَ

Okunuşu

feelḳav ḥibâlehüm ve`iṣiyyehüm veḳâlû bi`izzeti fir`avne innâ lenaḥnü-lgâlibûn.

Diyanet İşleri Meali

Onlar da iplerini ve değneklerini attılar ve: "Firavun hakkı için, şüphesiz, biz üstün geleceğiz" dediler.

Şuarâ Suresi 45. AyetSayfa 369 · Cüz 19

فَأَلْقَىٰ مُوسَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَ

Okunuşu

feelḳâ mûsâ `aṣâhü feiẕâ hiye telḳafü mâ ye'fikûn.

Diyanet İşleri Meali

Bunun üzerine Musa değneğini attı; onların uydurduklarını yutmağa başlayıverdi.

Şuarâ Suresi 46. AyetSayfa 369 · Cüz 19

فَأُلْقِيَ السَّحَرَةُ سَاجِدِينَ

Okunuşu

feülḳiye-sseḥaratü sâcidîn.

Diyanet İşleri Meali

Bunu gören sihirbazlar secdeye kapanarak: "Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine inandık" dediler.

Şuarâ Suresi 47. AyetSayfa 369 · Cüz 19

قَالُوا آمَنَّا بِرَبِّ الْعَالَمِينَ

Okunuşu

ḳâlû âmennâ birabbi-l`âlemîn.

Diyanet İşleri Meali

Bunu gören sihirbazlar secdeye kapanarak: "Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine inandık" dediler.

Şuarâ Suresi 48. AyetSayfa 369 · Cüz 19

رَبِّ مُوسَىٰ وَهَارُونَ

Okunuşu

rabbi mûsâ vehârûn.

Diyanet İşleri Meali

Bunu gören sihirbazlar secdeye kapanarak: "Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine inandık" dediler.

Şuarâ Suresi 49. AyetSayfa 369 · Cüz 19

قَالَ آمَنتُمْ لَهُ قَبْلَ أَنْ آذَنَ لَكُمْ ۖ إِنَّهُ لَكَبِيرُكُمُ الَّذِي عَلَّمَكُمُ السِّحْرَ فَلَسَوْفَ تَعْلَمُونَ ۚ لَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُم مِّنْ خِلَافٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ أَجْمَعِينَ

Okunuşu

ḳâle âmentüm lehû ḳable en âẕene leküm. innehû lekebîrukümü-lleẕî `allemekümü-ssiḥr. felesevfe ta`lemûn. leüḳaṭṭi`anne eydiyeküm veercüleküm min ḫilâfiv veleüṣallibenneküm ecme`în.

Diyanet İşleri Meali

Firavun: "Ben size izin vermeden ona iman mı ettiniz? Muhakkak ki o, size sihri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi bileceksiniz; ellerinizi ayaklarınızı, and olsun, çaprazlama kestireceğim, hepinizi astıracağım" dedi.

Şuarâ Suresi 50. AyetSayfa 369 · Cüz 19

قَالُوا لَا ضَيْرَ ۖ إِنَّا إِلَىٰ رَبِّنَا مُنقَلِبُونَ

Okunuşu

ḳâlû lâ ḍayr. innâ ilâ rabbinâ münḳalibûn.

Diyanet İşleri Meali

İman eden sihirbazlar: "Zararı yok, biz şüphesiz Rabbimize doneceğiz; inananların ilki olmamızdan ötürü, Rabbimizin kusurlarımızı bize bağışlayacağını umarız" dediler.

Şuarâ Suresi 51. AyetSayfa 369 · Cüz 19

إِنَّا نَطْمَعُ أَن يَغْفِرَ لَنَا رَبُّنَا خَطَايَانَا أَن كُنَّا أَوَّلَ الْمُؤْمِنِينَ

Okunuşu

innâ naṭme`u ey yagfira lenâ rabbünâ ḫaṭâyânâ en künnâ evvele-lmü'minîn.

Diyanet İşleri Meali

İman eden sihirbazlar: "Zararı yok, biz şüphesiz Rabbimize doneceğiz; inananların ilki olmamızdan ötürü, Rabbimizin kusurlarımızı bize bağışlayacağını umarız" dediler.

Şuarâ Suresi 52. AyetSayfa 369 · Cüz 19

وَأَوْحَيْنَا إِلَىٰ مُوسَىٰ أَنْ أَسْرِ بِعِبَادِي إِنَّكُم مُّتَّبَعُونَ

Okunuşu

veevḥaynâ ilâ mûsâ en esri bi`ibâdî inneküm müttebe`ûn.

Diyanet İşleri Meali

Biz Musa'ya: "Kullarımı geceleyin yola çıkar; şüphesiz takip edileceksiniz" diye vahyettik.

Şuarâ Suresi 53. AyetSayfa 369 · Cüz 19

فَأَرْسَلَ فِرْعَوْنُ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ

Okunuşu

feersele fir`avnü fi-lmedâini ḥâşirîn.

Diyanet İşleri Meali

Bu arada Firavun şehirlere, "Doğrusu bunlar bizi öfkelendiren döküntü azınlıklardır; hepimiz tedbirli olmalıyız" diyen münadiler gönderdi.

Şuarâ Suresi 54. AyetSayfa 369 · Cüz 19

إِنَّ هَـٰؤُلَاءِ لَشِرْذِمَةٌ قَلِيلُونَ

Okunuşu

inne hâülâi leşirẕimetün ḳalîlûn.

Diyanet İşleri Meali

Bu arada Firavun şehirlere, "Doğrusu bunlar bizi öfkelendiren döküntü azınlıklardır; hepimiz tedbirli olmalıyız" diyen münadiler gönderdi.

Şuarâ Suresi 55. AyetSayfa 369 · Cüz 19

وَإِنَّهُمْ لَنَا لَغَائِظُونَ

Okunuşu

veinnehüm lenâ legâiżûn.

Diyanet İşleri Meali

Bu arada Firavun şehirlere, "Doğrusu bunlar bizi öfkelendiren döküntü azınlıklardır; hepimiz tedbirli olmalıyız" diyen münadiler gönderdi.

Şuarâ Suresi 56. AyetSayfa 369 · Cüz 19

وَإِنَّا لَجَمِيعٌ حَاذِرُونَ

Okunuşu

veinnâ lecemî`un ḥâẕirûn.

Diyanet İşleri Meali

Bu arada Firavun şehirlere, "Doğrusu bunlar bizi öfkelendiren döküntü azınlıklardır; hepimiz tedbirli olmalıyız" diyen münadiler gönderdi.

Şuarâ Suresi 57. AyetSayfa 369 · Cüz 19

فَأَخْرَجْنَاهُم مِّن جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ

Okunuşu

feaḫracnâhüm min cennâtiv ve`uyûn.

Diyanet İşleri Meali

Ama biz Firavun ve adamlarını bahçelerden, pınar başlarından, hazinelerden ve şerefli makamlardan çıkardık. Böylece oralara İsrailoğullarını mirasçı kıldık.

Şuarâ Suresi 58. AyetSayfa 369 · Cüz 19

وَكُنُوزٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ

Okunuşu

vekünûziv vemeḳâmin kerîm.

Diyanet İşleri Meali

Ama biz Firavun ve adamlarını bahçelerden, pınar başlarından, hazinelerden ve şerefli makamlardan çıkardık. Böylece oralara İsrailoğullarını mirasçı kıldık.

Şuarâ Suresi 59. AyetSayfa 369 · Cüz 19

كَذَٰلِكَ وَأَوْرَثْنَاهَا بَنِي إِسْرَائِيلَ

Okunuşu

keẕâlik. veevraŝnâhâ benî isrâîl.

Diyanet İşleri Meali

Ama biz Firavun ve adamlarını bahçelerden, pınar başlarından, hazinelerden ve şerefli makamlardan çıkardık. Böylece oralara İsrailoğullarını mirasçı kıldık.

Şuarâ Suresi 60. AyetSayfa 369 · Cüz 19

فَأَتْبَعُوهُم مُّشْرِقِينَ

Okunuşu

feetbe`ûhüm müşriḳîn.

Diyanet İşleri Meali

Firavun ve adamları güneş üzerlerine doğarken onların ardına düştüler.

Şuarâ Suresi 61. AyetSayfa 370 · Cüz 19

فَلَمَّا تَرَاءَى الْجَمْعَانِ قَالَ أَصْحَابُ مُوسَىٰ إِنَّا لَمُدْرَكُونَ

Okunuşu

felemmâ terâe-lcem`âni ḳâle aṣḥâbü mûsâ innâ lemüdrakûn.

Diyanet İşleri Meali

İki topluluk birbirini gördüğünde, Musa'nın adamları: "İşte yakalandık" dediler.

Şuarâ Suresi 62. AyetSayfa 370 · Cüz 19

قَالَ كَلَّا ۖ إِنَّ مَعِيَ رَبِّي سَيَهْدِينِ

Okunuşu

ḳâle kellâ. inne me`iye rabbî seyehdîn.

Diyanet İşleri Meali

Musa: "Hayır; Rabbim benimle beraberdir, bana elbette yol gösterecektir" dedi.

Şuarâ Suresi 63. AyetSayfa 370 · Cüz 19

فَأَوْحَيْنَا إِلَىٰ مُوسَىٰ أَنِ اضْرِب بِّعَصَاكَ الْبَحْرَ ۖ فَانفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍ كَالطَّوْدِ الْعَظِيمِ

Okunuşu

feevḥaynâ ilâ mûsâ eni-ḍrib bi`aṣâke-lbaḥr. fenfeleḳa fekâne küllü firḳin keṭṭavdi-l`ażîm.

Diyanet İşleri Meali

Bunun üzerine Biz Musa'ya: "Değneğinle denize vur" diye vahyettik. Hemen deniz ikiye ayrıldı, her parçası yüce bir dağ gibiydi.

Şuarâ Suresi 64. AyetSayfa 370 · Cüz 19

وَأَزْلَفْنَا ثَمَّ الْآخَرِينَ

Okunuşu

veezlefnâ ŝemme-l'âḫarîn.

Diyanet İşleri Meali

İşte oraya, geridekileri de yaklaştırdık.

Şuarâ Suresi 65. AyetSayfa 370 · Cüz 19

وَأَنجَيْنَا مُوسَىٰ وَمَن مَّعَهُ أَجْمَعِينَ

Okunuşu

veenceynâ mûsâ vemem me`ahû ecme`în.

Diyanet İşleri Meali

Musa ve beraberinde bulunanların hepsini kurtardık.

Şuarâ Suresi 66. AyetSayfa 370 · Cüz 19

ثُمَّ أَغْرَقْنَا الْآخَرِينَ

Okunuşu

ŝümme agraḳne-l'âḫarîn.

Diyanet İşleri Meali

Öbürlerini suda boğduk.

Şuarâ Suresi 67. AyetSayfa 370 · Cüz 19

إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَآيَةً ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Okunuşu

inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.

Diyanet İşleri Meali

Bunda şüphesiz ders vardır, ama çoğu inanmamıştır.

Şuarâ Suresi 68. AyetSayfa 370 · Cüz 19

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ

Okunuşu

veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu Rabbin, güçlü olandır, merhamet edendir.

Şuarâ Suresi 69. AyetSayfa 370 · Cüz 19

وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ إِبْرَاهِيمَ

Okunuşu

vetlü `aleyhim nebee ibrâhîm.

Diyanet İşleri Meali

Onlara İbrahim'in kıssasını anlat.

Şuarâ Suresi 70. AyetSayfa 370 · Cüz 19

إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِ مَا تَعْبُدُونَ

Okunuşu

iẕ ḳâle liebîhi veḳavmihî mâ ta`büdûn.

Diyanet İşleri Meali

İbrahim, babasına ve milletine: "Nelere tapıyorsunuz?" demişti.

Şuarâ Suresi 71. AyetSayfa 370 · Cüz 19

قَالُوا نَعْبُدُ أَصْنَامًا فَنَظَلُّ لَهَا عَاكِفِينَ

Okunuşu

ḳâlû na`büdü aṣnâmen feneżallü lehâ `âkifîn.

Diyanet İşleri Meali

"Putlara tapıyoruz, onlara bağlanıp duruyoruz" demişlerdi.

Şuarâ Suresi 72. AyetSayfa 370 · Cüz 19

قَالَ هَلْ يَسْمَعُونَكُمْ إِذْ تَدْعُونَ

Okunuşu

ḳâle hel yesme`ûneküm iẕ ted`ûn.

Diyanet İşleri Meali

İbrahim: "Çağırdığınız zaman sizi duyarlar veya size bir fayda ve zarar verirler mi?" demişti.

Şuarâ Suresi 73. AyetSayfa 370 · Cüz 19

أَوْ يَنفَعُونَكُمْ أَوْ يَضُرُّونَ

Okunuşu

ev yenfe`ûneküm ev yeḍurrûn.

Diyanet İşleri Meali

İbrahim: "Çağırdığınız zaman sizi duyarlar veya size bir fayda ve zarar verirler mi?" demişti.

Şuarâ Suresi 74. AyetSayfa 370 · Cüz 19

قَالُوا بَلْ وَجَدْنَا آبَاءَنَا كَذَٰلِكَ يَفْعَلُونَ

Okunuşu

ḳâlû bel vecednâ âbâenâ keẕâlike yef`alûn.

Diyanet İşleri Meali

"Hayır ama, babalarımızı da bu şekilde ibadet ederken bulduk" demişlerdi.

Şuarâ Suresi 75. AyetSayfa 370 · Cüz 19

قَالَ أَفَرَأَيْتُم مَّا كُنتُمْ تَعْبُدُونَ

Okunuşu

ḳâle eferaeytüm mâ küntüm ta`büdûn.

Diyanet İşleri Meali

İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

Şuarâ Suresi 76. AyetSayfa 370 · Cüz 19

أَنتُمْ وَآبَاؤُكُمُ الْأَقْدَمُونَ

Okunuşu

entüm veâbâükümü-l'aḳdemûn.

Diyanet İşleri Meali

İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

Şuarâ Suresi 77. AyetSayfa 370 · Cüz 19

فَإِنَّهُمْ عَدُوٌّ لِّي إِلَّا رَبَّ الْعَالَمِينَ

Okunuşu

feinnehüm `adüvvül lî illâ rabbe-l`âlemîn.

Diyanet İşleri Meali

İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

Şuarâ Suresi 78. AyetSayfa 370 · Cüz 19

الَّذِي خَلَقَنِي فَهُوَ يَهْدِينِ

Okunuşu

elleẕî ḫaleḳanî fehüve yehdîn.

Diyanet İşleri Meali

İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

Şuarâ Suresi 79. AyetSayfa 370 · Cüz 19

وَالَّذِي هُوَ يُطْعِمُنِي وَيَسْقِينِ

Okunuşu

velleẕî hüve yuṭ`imünî veyesḳîn.

Diyanet İşleri Meali

İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

Şuarâ Suresi 80. AyetSayfa 370 · Cüz 19

وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ

Okunuşu

veiẕâ meriḍtü fehüve yeşfîn.

Diyanet İşleri Meali

İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

Şuarâ Suresi 81. AyetSayfa 370 · Cüz 19

وَالَّذِي يُمِيتُنِي ثُمَّ يُحْيِينِ

Okunuşu

velleẕî yümîtünî ŝümme yuḥyîn.

Diyanet İşleri Meali

İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

Şuarâ Suresi 82. AyetSayfa 370 · Cüz 19

وَالَّذِي أَطْمَعُ أَن يَغْفِرَ لِي خَطِيئَتِي يَوْمَ الدِّينِ

Okunuşu

velleẕî aṭme`u ey yagfira lî ḫaṭîetî yevme-ddîn.

Diyanet İşleri Meali

İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

Şuarâ Suresi 83. AyetSayfa 370 · Cüz 19

رَبِّ هَبْ لِي حُكْمًا وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ

Okunuşu

rabbi heb lî ḥukmev veelḥiḳnî biṣṣâliḥîn.

Diyanet İşleri Meali

İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

Şuarâ Suresi 84. AyetSayfa 371 · Cüz 19

وَاجْعَل لِّي لِسَانَ صِدْقٍ فِي الْآخِرِينَ

Okunuşu

vec`al lî lisâne ṣidḳin fi-l'âḫirîn.

Diyanet İşleri Meali

Sonrakilerin beni güzel şekilde anmalarını sağla. Beni nimet cennetine varis olanlardan kıl. Babamı da bağışla, o şüphesiz sapıklardandır. İnsanların diriltileceği gün, Allah'a temiz bir kalble gelenden başka kimseye malın ve oğulların fayda vermeyeceği gün, beni rezil etme" demişti.

Şuarâ Suresi 85. AyetSayfa 371 · Cüz 19

وَاجْعَلْنِي مِن وَرَثَةِ جَنَّةِ النَّعِيمِ

Okunuşu

vec`alnî miv veraŝeti cenneti-nne`îm.

Diyanet İşleri Meali

Sonrakilerin beni güzel şekilde anmalarını sağla. Beni nimet cennetine varis olanlardan kıl. Babamı da bağışla, o şüphesiz sapıklardandır. İnsanların diriltileceği gün, Allah'a temiz bir kalble gelenden başka kimseye malın ve oğulların fayda vermeyeceği gün, beni rezil etme" demişti.

Şuarâ Suresi 86. AyetSayfa 371 · Cüz 19

وَاغْفِرْ لِأَبِي إِنَّهُ كَانَ مِنَ الضَّالِّينَ

Okunuşu

vagfir liebî innehû kâne mine-ḍḍâllîn.

Diyanet İşleri Meali

Sonrakilerin beni güzel şekilde anmalarını sağla. Beni nimet cennetine varis olanlardan kıl. Babamı da bağışla, o şüphesiz sapıklardandır. İnsanların diriltileceği gün, Allah'a temiz bir kalble gelenden başka kimseye malın ve oğulların fayda vermeyeceği gün, beni rezil etme" demişti.

Şuarâ Suresi 87. AyetSayfa 371 · Cüz 19

وَلَا تُخْزِنِي يَوْمَ يُبْعَثُونَ

Okunuşu

velâ tuḫzinî yevme yüb`aŝûn.

Diyanet İşleri Meali

Sonrakilerin beni güzel şekilde anmalarını sağla. Beni nimet cennetine varis olanlardan kıl. Babamı da bağışla, o şüphesiz sapıklardandır. İnsanların diriltileceği gün, Allah'a temiz bir kalble gelenden başka kimseye malın ve oğulların fayda vermeyeceği gün, beni rezil etme" demişti.

Şuarâ Suresi 88. AyetSayfa 371 · Cüz 19

يَوْمَ لَا يَنفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَ

Okunuşu

yevme lâ yenfe`u mâlüv velâ benûn.

Diyanet İşleri Meali

Sonrakilerin beni güzel şekilde anmalarını sağla. Beni nimet cennetine varis olanlardan kıl. Babamı da bağışla, o şüphesiz sapıklardandır. İnsanların diriltileceği gün, Allah'a temiz bir kalble gelenden başka kimseye malın ve oğulların fayda vermeyeceği gün, beni rezil etme" demişti.

Şuarâ Suresi 89. AyetSayfa 371 · Cüz 19

إِلَّا مَنْ أَتَى اللَّهَ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ

Okunuşu

illâ men ete-llâhe biḳalbin selîm.

Diyanet İşleri Meali

Sonrakilerin beni güzel şekilde anmalarını sağla. Beni nimet cennetine varis olanlardan kıl. Babamı da bağışla, o şüphesiz sapıklardandır. İnsanların diriltileceği gün, Allah'a temiz bir kalble gelenden başka kimseye malın ve oğulların fayda vermeyeceği gün, beni rezil etme" demişti.

Şuarâ Suresi 90. AyetSayfa 371 · Cüz 19

وَأُزْلِفَتِ الْجَنَّةُ لِلْمُتَّقِينَ

Okunuşu

veüzlifeti-lcennetü lilmütteḳîn.

Diyanet İşleri Meali

O gün cennet Allah'a karşı gelmekten sakınanlara yaklaştırılır. Cehennem de azgınlara gösterilir.

Şuarâ Suresi 91. AyetSayfa 371 · Cüz 19

وَبُرِّزَتِ الْجَحِيمُ لِلْغَاوِينَ

Okunuşu

vebürrizeti-lceḥîmü lilgâvîn.

Diyanet İşleri Meali

O gün cennet Allah'a karşı gelmekten sakınanlara yaklaştırılır. Cehennem de azgınlara gösterilir.

Şuarâ Suresi 92. AyetSayfa 371 · Cüz 19

وَقِيلَ لَهُمْ أَيْنَ مَا كُنتُمْ تَعْبُدُونَ

Okunuşu

veḳîle lehüm eyne mâ küntüm ta`büdûn.

Diyanet İşleri Meali

Onlara: "Allah'ı bırakıp taptıklarınız nerededir. Size yardım ediyorlar mı veya kendilerine yardımları dokunuyor mu?" denilir.

Şuarâ Suresi 93. AyetSayfa 371 · Cüz 19

مِن دُونِ اللَّهِ هَلْ يَنصُرُونَكُمْ أَوْ يَنتَصِرُونَ

Okunuşu

min dûni-llâh. hel yenṣurûneküm ev yenteṣirûn.

Diyanet İşleri Meali

Onlara: "Allah'ı bırakıp taptıklarınız nerededir. Size yardım ediyorlar mı veya kendilerine yardımları dokunuyor mu?" denilir.

Şuarâ Suresi 94. AyetSayfa 371 · Cüz 19

فَكُبْكِبُوا فِيهَا هُمْ وَالْغَاوُونَ

Okunuşu

fekübkibû fîhâ hüm velgâvûn.

Diyanet İşleri Meali

Onlar, azgınlar ve İblis'in adamları, hepsi, tepetakla oraya atılırlar.

Şuarâ Suresi 95. AyetSayfa 371 · Cüz 19

وَجُنُودُ إِبْلِيسَ أَجْمَعُونَ

Okunuşu

vecünûdü iblîse ecme`ûn.

Diyanet İşleri Meali

Onlar, azgınlar ve İblis'in adamları, hepsi, tepetakla oraya atılırlar.

Şuarâ Suresi 96. AyetSayfa 371 · Cüz 19

قَالُوا وَهُمْ فِيهَا يَخْتَصِمُونَ

Okunuşu

ḳâlû vehüm fîhâ yaḫteṣimûn.

Diyanet İşleri Meali

Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.

Şuarâ Suresi 97. AyetSayfa 371 · Cüz 19

تَاللَّهِ إِن كُنَّا لَفِي ضَلَالٍ مُّبِينٍ

Okunuşu

tellâhi in künnâ lefî ḍalâlim mübîn.

Diyanet İşleri Meali

Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.

Şuarâ Suresi 98. AyetSayfa 371 · Cüz 19

إِذْ نُسَوِّيكُم بِرَبِّ الْعَالَمِينَ

Okunuşu

iẕ nüsevvîküm birabbi-l`âlemîn.

Diyanet İşleri Meali

Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.

Şuarâ Suresi 99. AyetSayfa 371 · Cüz 19

وَمَا أَضَلَّنَا إِلَّا الْمُجْرِمُونَ

Okunuşu

vemâ eḍallenâ ille-lmücrimûn.

Diyanet İşleri Meali

Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.

Şuarâ Suresi 100. AyetSayfa 371 · Cüz 19

فَمَا لَنَا مِن شَافِعِينَ

Okunuşu

femâ lenâ min şâfi`în.

Diyanet İşleri Meali

Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.

Şuarâ Suresi 101. AyetSayfa 371 · Cüz 19

وَلَا صَدِيقٍ حَمِيمٍ

Okunuşu

velâ ṣadîḳin ḥamîm.

Diyanet İşleri Meali

Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.

Şuarâ Suresi 102. AyetSayfa 371 · Cüz 19

فَلَوْ أَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ

Okunuşu

felev enne lenâ kerraten fenekûne mine-lmü'minîn.

Diyanet İşleri Meali

Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.

Şuarâ Suresi 103. AyetSayfa 371 · Cüz 19

إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَآيَةً ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Okunuşu

inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.

Diyanet İşleri Meali

Bunda şüphesiz bir ders vardır ama çoğu inanmamıştır.

Şuarâ Suresi 104. AyetSayfa 371 · Cüz 19

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ

Okunuşu

veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.

Diyanet İşleri Meali

Rabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.

Şuarâ Suresi 105. AyetSayfa 371 · Cüz 19

كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوحٍ الْمُرْسَلِينَ

Okunuşu

keẕẕebet ḳavmü nûḥin-lmürselîn.

Diyanet İşleri Meali

Nuh'un milleti peygamberlerini yalanladı.

Şuarâ Suresi 106. AyetSayfa 371 · Cüz 19

إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ نُوحٌ أَلَا تَتَّقُونَ

Okunuşu

iẕ ḳâle lehüm eḫûhüm nûḥun elâ tetteḳûn.

Diyanet İşleri Meali

Kardeşleri Nuh, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin" dedi.

Şuarâ Suresi 107. AyetSayfa 371 · Cüz 19

إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

Okunuşu

innî leküm rasûlün emîn.

Diyanet İşleri Meali

Kardeşleri Nuh, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin" dedi.

Şuarâ Suresi 108. AyetSayfa 371 · Cüz 19

فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ

Okunuşu

fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.

Diyanet İşleri Meali

Kardeşleri Nuh, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin" dedi.

Şuarâ Suresi 109. AyetSayfa 371 · Cüz 19

وَمَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ ۖ إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Okunuşu

vemâ es'elüküm `aleyhi min ecr. in ecriye illâ `alâ rabbi-l`âlemîn.

Diyanet İşleri Meali

Kardeşleri Nuh, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin" dedi.

Şuarâ Suresi 110. AyetSayfa 371 · Cüz 19

فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ

Okunuşu

fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.

Diyanet İşleri Meali

Kardeşleri Nuh, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin" dedi.

Şuarâ Suresi 111. AyetSayfa 371 · Cüz 19

قَالُوا أَنُؤْمِنُ لَكَ وَاتَّبَعَكَ الْأَرْذَلُونَ

Okunuşu

ḳâlû enü'minü leke vettebe`ake-l'erẕelûn.

Diyanet İşleri Meali

"Sana mı inanacağız? Sana en rezil kimseler uymaktadır" dediler.

Şuarâ Suresi 112. AyetSayfa 372 · Cüz 19

قَالَ وَمَا عِلْمِي بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

Okunuşu

ḳâle vemâ `ilmî bimâ kânû ya`melûn.

Diyanet İşleri Meali

Nuh: "Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur; hesabları Rabbime aittir, düşünsenize! Ben inananları kovacak değilim. Ben sadece açıkça uyarıcıyım" dedi.

Şuarâ Suresi 113. AyetSayfa 372 · Cüz 19

إِنْ حِسَابُهُمْ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّي ۖ لَوْ تَشْعُرُونَ

Okunuşu

in ḥisâbühüm illâ `alâ rabbî lev teş`urûn.

Diyanet İşleri Meali

Nuh: "Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur; hesabları Rabbime aittir, düşünsenize! Ben inananları kovacak değilim. Ben sadece açıkça uyarıcıyım" dedi.

Şuarâ Suresi 114. AyetSayfa 372 · Cüz 19

وَمَا أَنَا بِطَارِدِ الْمُؤْمِنِينَ

Okunuşu

vemâ ene biṭâridi-lmü'minîn.

Diyanet İşleri Meali

Nuh: "Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur; hesabları Rabbime aittir, düşünsenize! Ben inananları kovacak değilim. Ben sadece açıkça uyarıcıyım" dedi.

Şuarâ Suresi 115. AyetSayfa 372 · Cüz 19

إِنْ أَنَا إِلَّا نَذِيرٌ مُّبِينٌ

Okunuşu

in ene illâ neẕîrum mübîn.

Diyanet İşleri Meali

Nuh: "Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur; hesabları Rabbime aittir, düşünsenize! Ben inananları kovacak değilim. Ben sadece açıkça uyarıcıyım" dedi.

Şuarâ Suresi 116. AyetSayfa 372 · Cüz 19

قَالُوا لَئِن لَّمْ تَنتَهِ يَا نُوحُ لَتَكُونَنَّ مِنَ الْمَرْجُومِينَ

Okunuşu

ḳâlû leil lem tentehi yâ nûḥu letekûnenne mine-lmercûmîn.

Diyanet İşleri Meali

"Ey Nuh! Eğer bu işe son vermezsen, şüphesiz taşlanacaklardan olacaksın" dediler.

Şuarâ Suresi 117. AyetSayfa 372 · Cüz 19

قَالَ رَبِّ إِنَّ قَوْمِي كَذَّبُونِ

Okunuşu

ḳâle rabbi inne ḳavmî keẕẕebûn.

Diyanet İşleri Meali

Nuh: "Rabbim! Milletim beni yalanladı. Benimle onların arasında Sen hüküm ver. Beni ve beraberimdeki inananları kurtar" dedi.

Şuarâ Suresi 118. AyetSayfa 372 · Cüz 19

فَافْتَحْ بَيْنِي وَبَيْنَهُمْ فَتْحًا وَنَجِّنِي وَمَن مَّعِيَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ

Okunuşu

feftaḥ beynî vebeynehüm fetḥav veneccinî vemem me`iye mine-lmü'minîn.

Diyanet İşleri Meali

Nuh: "Rabbim! Milletim beni yalanladı. Benimle onların arasında Sen hüküm ver. Beni ve beraberimdeki inananları kurtar" dedi.

Şuarâ Suresi 119. AyetSayfa 372 · Cüz 19

فَأَنجَيْنَاهُ وَمَن مَّعَهُ فِي الْفُلْكِ الْمَشْحُونِ

Okunuşu

feenceynâhü vemem me`ahû fi-lfülki-lmeşḥûn.

Diyanet İşleri Meali

Bunun üzerine onu ve beraberinde bulunanları, dolu bir gemi içinde taşıyarak kurtardık.

Şuarâ Suresi 120. AyetSayfa 372 · Cüz 19

ثُمَّ أَغْرَقْنَا بَعْدُ الْبَاقِينَ

Okunuşu

ŝümme agraḳnâ ba`dü-lbâḳîn.

Diyanet İşleri Meali

Sonra de geride kalanları suda boğduk.

Şuarâ Suresi 121. AyetSayfa 372 · Cüz 19

إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَآيَةً ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Okunuşu

inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu bunda bir ders vardır, ama çoğu inanmamıştır.

Şuarâ Suresi 122. AyetSayfa 372 · Cüz 19

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ

Okunuşu

veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.

Diyanet İşleri Meali

Rabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.

Şuarâ Suresi 123. AyetSayfa 372 · Cüz 19

كَذَّبَتْ عَادٌ الْمُرْسَلِينَ

Okunuşu

keẕẕebet `âdün-lmürselîn.

Diyanet İşleri Meali

Ad milleti de peygamberleri yalanladı.

Şuarâ Suresi 124. AyetSayfa 372 · Cüz 19

إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ هُودٌ أَلَا تَتَّقُونَ

Okunuşu

iẕ ḳâle lehüm eḫûhüm hûdün elâ tetteḳûn.

Diyanet İşleri Meali

Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.

Şuarâ Suresi 125. AyetSayfa 372 · Cüz 19

إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

Okunuşu

innî leküm rasûlün emîn.

Diyanet İşleri Meali

Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.

Şuarâ Suresi 126. AyetSayfa 372 · Cüz 19

فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ

Okunuşu

fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.

Diyanet İşleri Meali

Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.

Şuarâ Suresi 127. AyetSayfa 372 · Cüz 19

وَمَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ ۖ إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Okunuşu

vemâ es'elüküm `aleyhi min ecr. in ecriye illâ `alâ rabbi-l`âlemîn.

Diyanet İşleri Meali

Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.

Şuarâ Suresi 128. AyetSayfa 372 · Cüz 19

أَتَبْنُونَ بِكُلِّ رِيعٍ آيَةً تَعْبَثُونَ

Okunuşu

etebnûne bikülli rî`in âyeten ta`beŝûn.

Diyanet İşleri Meali

Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.

Şuarâ Suresi 129. AyetSayfa 372 · Cüz 19

وَتَتَّخِذُونَ مَصَانِعَ لَعَلَّكُمْ تَخْلُدُونَ

Okunuşu

vetetteḫiẕûne meṣâni`a le`alleküm taḫlüdûn.

Diyanet İşleri Meali

Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.

Şuarâ Suresi 130. AyetSayfa 372 · Cüz 19

وَإِذَا بَطَشْتُم بَطَشْتُمْ جَبَّارِينَ

Okunuşu

veiẕâ beṭaştüm beṭaştüm cebbârîn.

Diyanet İşleri Meali

Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.

Şuarâ Suresi 131. AyetSayfa 372 · Cüz 19

فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ

Okunuşu

fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.

Diyanet İşleri Meali

Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.

Şuarâ Suresi 132. AyetSayfa 372 · Cüz 19

وَاتَّقُوا الَّذِي أَمَدَّكُم بِمَا تَعْلَمُونَ

Okunuşu

vetteḳu-lleẕî emeddeküm bimâ ta`lemûn.

Diyanet İşleri Meali

Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.

Şuarâ Suresi 133. AyetSayfa 372 · Cüz 19

أَمَدَّكُم بِأَنْعَامٍ وَبَنِينَ

Okunuşu

emeddeküm bien`âmiv vebenîn.

Diyanet İşleri Meali

Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.

Şuarâ Suresi 134. AyetSayfa 372 · Cüz 19

وَجَنَّاتٍ وَعُيُونٍ

Okunuşu

vecennâtiv ve`uyûn.

Diyanet İşleri Meali

Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.

Şuarâ Suresi 135. AyetSayfa 372 · Cüz 19

إِنِّي أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

Okunuşu

innî eḫâfü `aleyküm `aẕâbe yevmin `ażîm.

Diyanet İşleri Meali

Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.

Şuarâ Suresi 136. AyetSayfa 372 · Cüz 19

قَالُوا سَوَاءٌ عَلَيْنَا أَوَعَظْتَ أَمْ لَمْ تَكُن مِّنَ الْوَاعِظِينَ

Okunuşu

ḳâlû sevâün `aleynâ eve`ażte em lem teküm mine-lvâ`iżîn.

Diyanet İşleri Meali

"İster öğüt ver, ister öğüt verenlerden olma, bizce birdir.

Şuarâ Suresi 137. AyetSayfa 373 · Cüz 19

إِنْ هَـٰذَا إِلَّا خُلُقُ الْأَوَّلِينَ

Okunuşu

in hâẕâ illâ ḫulüḳu-l'evvelîn.

Diyanet İşleri Meali

Bu durumumuz öncekilerin geleneğidir. Biz azaba uğratılacak da değiliz" dediler.

Şuarâ Suresi 138. AyetSayfa 373 · Cüz 19

وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ

Okunuşu

vemâ naḥnü bimü`aẕẕebîn.

Diyanet İşleri Meali

Bu durumumuz öncekilerin geleneğidir. Biz azaba uğratılacak da değiliz" dediler.

Şuarâ Suresi 139. AyetSayfa 373 · Cüz 19

فَكَذَّبُوهُ فَأَهْلَكْنَاهُمْ ۗ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَآيَةً ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Okunuşu

fekeẕẕebûhü feehleknâhüm. inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.

Diyanet İşleri Meali

Böylece onu yalanladılar; Biz de kendilerini yok ettik. Bunda şüphesiz ki ders vardır; ama çoğu inanmamıştır.

Şuarâ Suresi 140. AyetSayfa 373 · Cüz 19

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ

Okunuşu

veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu Rabbin güçlüdür, merhametlidir.

Şuarâ Suresi 141. AyetSayfa 373 · Cüz 19

كَذَّبَتْ ثَمُودُ الْمُرْسَلِينَ

Okunuşu

keẕẕebet ŝemûdü-lmürselîn.

Diyanet İşleri Meali

Semud milleti de peygamberleri yalanladı.

Şuarâ Suresi 142. AyetSayfa 373 · Cüz 19

إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ صَالِحٌ أَلَا تَتَّقُونَ

Okunuşu

iẕ ḳâle lehüm eḫûhüm ṣâliḥun elâ tetteḳûn.

Diyanet İşleri Meali

Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.

Şuarâ Suresi 143. AyetSayfa 373 · Cüz 19

إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

Okunuşu

innî leküm rasûlün emîn.

Diyanet İşleri Meali

Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.

Şuarâ Suresi 144. AyetSayfa 373 · Cüz 19

فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ

Okunuşu

fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.

Diyanet İşleri Meali

Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.

Şuarâ Suresi 145. AyetSayfa 373 · Cüz 19

وَمَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ ۖ إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Okunuşu

vemâ es'elüküm `aleyhi min ecr. in ecriye illâ `alâ rabbi-l`âlemîn.

Diyanet İşleri Meali

Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.

Şuarâ Suresi 146. AyetSayfa 373 · Cüz 19

أَتُتْرَكُونَ فِي مَا هَاهُنَا آمِنِينَ

Okunuşu

etütrakûne fî mâ hâhünâ âminîn.

Diyanet İşleri Meali

Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.

Şuarâ Suresi 147. AyetSayfa 373 · Cüz 19

فِي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ

Okunuşu

fî cennâtiv ve`uyûn.

Diyanet İşleri Meali

Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.

Şuarâ Suresi 148. AyetSayfa 373 · Cüz 19

وَزُرُوعٍ وَنَخْلٍ طَلْعُهَا هَضِيمٌ

Okunuşu

vezürû`iv venaḫlin ṭal`uhâ heḍîm.

Diyanet İşleri Meali

Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.

Şuarâ Suresi 149. AyetSayfa 373 · Cüz 19

وَتَنْحِتُونَ مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتًا فَارِهِينَ

Okunuşu

vetenḥitûne mine-lcibâli büyûten fârihîn.

Diyanet İşleri Meali

Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.

Şuarâ Suresi 150. AyetSayfa 373 · Cüz 19

فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ

Okunuşu

fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.

Diyanet İşleri Meali

Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.

Şuarâ Suresi 151. AyetSayfa 373 · Cüz 19

وَلَا تُطِيعُوا أَمْرَ الْمُسْرِفِينَ

Okunuşu

velâ tüṭî`û emra-lmüsrifîn.

Diyanet İşleri Meali

Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.

Şuarâ Suresi 152. AyetSayfa 373 · Cüz 19

الَّذِينَ يُفْسِدُونَ فِي الْأَرْضِ وَلَا يُصْلِحُونَ

Okunuşu

elleẕîne yüfsidûne fi-l'arḍi velâ yuṣliḥûn.

Diyanet İşleri Meali

Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.

Şuarâ Suresi 153. AyetSayfa 373 · Cüz 19

قَالُوا إِنَّمَا أَنتَ مِنَ الْمُسَحَّرِينَ

Okunuşu

ḳâlû innemâ ente mine-lmüseḥḥarîn.

Diyanet İşleri Meali

"Sen şüphesiz büyülenmişin birisin; bizim gibi bir insandan başka birşey değilsin. Eğer doğru sözlü isen bir belge getir" dediler.

Şuarâ Suresi 154. AyetSayfa 373 · Cüz 19

مَا أَنتَ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُنَا فَأْتِ بِآيَةٍ إِن كُنتَ مِنَ الصَّادِقِينَ

Okunuşu

mâ ente illâ beşerum miŝlünâ. fe'ti biâyetin in künte mine-ṣṣâdiḳîn.

Diyanet İşleri Meali

"Sen şüphesiz büyülenmişin birisin; bizim gibi bir insandan başka birşey değilsin. Eğer doğru sözlü isen bir belge getir" dediler.

Şuarâ Suresi 155. AyetSayfa 373 · Cüz 19

قَالَ هَـٰذِهِ نَاقَةٌ لَّهَا شِرْبٌ وَلَكُمْ شِرْبُ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ

Okunuşu

ḳâle hâẕihî nâḳatül lehâ şirbüv veleküm şirbü yevmim ma`lûm.

Diyanet İşleri Meali

Salih: " İşte belge bu devedir. Kuyudan su içmek hakkı belirli bir gün onun ve belirli bir gün de sizindir; sakın ona bir kötülük yapmayın, yoksa sizi büyük günün azabı yakalar" dedi.

Şuarâ Suresi 156. AyetSayfa 373 · Cüz 19

وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَظِيمٍ

Okunuşu

velâ temessûhâ bisûin feye'ḫuẕeküm `aẕâbü yevmin `ażîm.

Diyanet İşleri Meali

Salih: " İşte belge bu devedir. Kuyudan su içmek hakkı belirli bir gün onun ve belirli bir gün de sizindir; sakın ona bir kötülük yapmayın, yoksa sizi büyük günün azabı yakalar" dedi.

Şuarâ Suresi 157. AyetSayfa 373 · Cüz 19

فَعَقَرُوهَا فَأَصْبَحُوا نَادِمِينَ

Okunuşu

fe`aḳarûhâ feaṣbeḥû nâdimîn.

Diyanet İşleri Meali

Onlar ise deveyi kestiler; ama pişman da oldular.

Şuarâ Suresi 158. AyetSayfa 373 · Cüz 19

فَأَخَذَهُمُ الْعَذَابُ ۗ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَآيَةً ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Okunuşu

feeḫaẕehümü-l`aẕâb. inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.

Diyanet İşleri Meali

Bunun üzerine onları azap yakaladı. Doğrusu bunda bir ders vardır, fakat çoğu inanmamıştır.

Şuarâ Suresi 159. AyetSayfa 373 · Cüz 19

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ

Okunuşu

veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.

Diyanet İşleri Meali

Rabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.

Şuarâ Suresi 160. AyetSayfa 374 · Cüz 19

كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍ الْمُرْسَلِينَ

Okunuşu

keẕẕebet ḳavmü lûṭini-lmürselîn.

Diyanet İşleri Meali

Lut milleti de peygamberleri yalanladı.

Şuarâ Suresi 161. AyetSayfa 374 · Cüz 19

إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ لُوطٌ أَلَا تَتَّقُونَ

Okunuşu

iẕ ḳâle lehüm eḫûhüm lûṭun elâ tetteḳûn.

Diyanet İşleri Meali

Kardeşleri Lut, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Rabbinizin sizin için yarattığı eşleri bırakıp da, insanlar arasında, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz azmış bir milletsiniz" dedi.

Şuarâ Suresi 162. AyetSayfa 374 · Cüz 19

إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

Okunuşu

innî leküm rasûlün emîn.

Diyanet İşleri Meali

Kardeşleri Lut, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Rabbinizin sizin için yarattığı eşleri bırakıp da, insanlar arasında, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz azmış bir milletsiniz" dedi.

Şuarâ Suresi 163. AyetSayfa 374 · Cüz 19

فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ

Okunuşu

fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.

Diyanet İşleri Meali

Kardeşleri Lut, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Rabbinizin sizin için yarattığı eşleri bırakıp da, insanlar arasında, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz azmış bir milletsiniz" dedi.

Şuarâ Suresi 164. AyetSayfa 374 · Cüz 19

وَمَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ ۖ إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Okunuşu

vemâ es'elüküm `aleyhi min ecr. in ecriye illâ `alâ rabbi-l`âlemîn.

Diyanet İşleri Meali

Kardeşleri Lut, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Rabbinizin sizin için yarattığı eşleri bırakıp da, insanlar arasında, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz azmış bir milletsiniz" dedi.

Şuarâ Suresi 165. AyetSayfa 374 · Cüz 19

أَتَأْتُونَ الذُّكْرَانَ مِنَ الْعَالَمِينَ

Okunuşu

ete'tûne-ẕẕükrâne mine-l`âlemîn.

Diyanet İşleri Meali

Kardeşleri Lut, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Rabbinizin sizin için yarattığı eşleri bırakıp da, insanlar arasında, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz azmış bir milletsiniz" dedi.

Şuarâ Suresi 166. AyetSayfa 374 · Cüz 19

وَتَذَرُونَ مَا خَلَقَ لَكُمْ رَبُّكُم مِّنْ أَزْوَاجِكُم ۚ بَلْ أَنتُمْ قَوْمٌ عَادُونَ

Okunuşu

veteẕerûne mâ ḫaleḳa leküm rabbüküm min ezvâciküm. bel entüm ḳavmün `âdûn.

Diyanet İşleri Meali

Kardeşleri Lut, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Rabbinizin sizin için yarattığı eşleri bırakıp da, insanlar arasında, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz azmış bir milletsiniz" dedi.

Şuarâ Suresi 167. AyetSayfa 374 · Cüz 19

قَالُوا لَئِن لَّمْ تَنتَهِ يَا لُوطُ لَتَكُونَنَّ مِنَ الْمُخْرَجِينَ

Okunuşu

ḳâlû leil lem tentehi yâ lûṭu letekûnenne mine-lmuḫracîn.

Diyanet İşleri Meali

"Ey Lut! Bu sözlerinden vazgeçmezsen, mutlaka kovulacaksın" dediler.

Şuarâ Suresi 168. AyetSayfa 374 · Cüz 19

قَالَ إِنِّي لِعَمَلِكُم مِّنَ الْقَالِينَ

Okunuşu

ḳâle innî li`ameliküm mine-lḳâlîn.

Diyanet İşleri Meali

Lut: "Doğrusu yaptığınıza çok kızanlardanım. Rabbim! Beni ve ailemi bunların yapageldiği kötülükten kurtar" dedi.

Şuarâ Suresi 169. AyetSayfa 374 · Cüz 19

رَبِّ نَجِّنِي وَأَهْلِي مِمَّا يَعْمَلُونَ

Okunuşu

rabbi neccinî veehlî mimmâ ya`melûn.

Diyanet İşleri Meali

Lut: "Doğrusu yaptığınıza çok kızanlardanım. Rabbim! Beni ve ailemi bunların yapageldiği kötülükten kurtar" dedi.

Şuarâ Suresi 170. AyetSayfa 374 · Cüz 19

فَنَجَّيْنَاهُ وَأَهْلَهُ أَجْمَعِينَ

Okunuşu

fenecceynâhü veehlehû ecme`în.

Diyanet İşleri Meali

Bunun üzerine geride kalan yaşlı bir kadın dışında, onu ve ailesini, hepsini kurtardık.

Şuarâ Suresi 171. AyetSayfa 374 · Cüz 19

إِلَّا عَجُوزًا فِي الْغَابِرِينَ

Okunuşu

illâ `acûzen fi-lgâbirîn.

Diyanet İşleri Meali

Bunun üzerine geride kalan yaşlı bir kadın dışında, onu ve ailesini, hepsini kurtardık.

Şuarâ Suresi 172. AyetSayfa 374 · Cüz 19

ثُمَّ دَمَّرْنَا الْآخَرِينَ

Okunuşu

ŝümme demmerne-l'âḫarîn.

Diyanet İşleri Meali

Diğerlerini yerle bir ettik.

Şuarâ Suresi 173. AyetSayfa 374 · Cüz 19

وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِم مَّطَرًا ۖ فَسَاءَ مَطَرُ الْمُنذَرِينَ

Okunuşu

veemṭarnâ `aleyhim meṭarâ. fesâe meṭaru-lmünẕerîn.

Diyanet İşleri Meali

Üzerlerine de yağmur yağdırdık. Uyarılan fakat yola gelmeyenlerin yağmuru ne kötü idi!

Şuarâ Suresi 174. AyetSayfa 374 · Cüz 19

إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَآيَةً ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Okunuşu

inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.

Diyanet İşleri Meali

Şüphesiz bunda bir ders vardır, ama çoğu inanmamıştır.

Şuarâ Suresi 175. AyetSayfa 374 · Cüz 19

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ

Okunuşu

veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu Rabbin güçlüdür, merhametlidir.

Şuarâ Suresi 176. AyetSayfa 374 · Cüz 19

كَذَّبَ أَصْحَابُ الْأَيْكَةِ الْمُرْسَلِينَ

Okunuşu

keẕẕebe aṣḥâbü-l'eyketi-lmürselîn.

Diyanet İşleri Meali

Ormanlık yerde oturanlar, Eykeliler de peygamberleri yalanladı.

Şuarâ Suresi 177. AyetSayfa 374 · Cüz 19

إِذْ قَالَ لَهُمْ شُعَيْبٌ أَلَا تَتَّقُونَ

Okunuşu

iẕ ḳâle lehüm şu`aybün elâ tetteḳûn.

Diyanet İşleri Meali

Şuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi.

Şuarâ Suresi 178. AyetSayfa 374 · Cüz 19

إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

Okunuşu

innî leküm rasûlün emîn.

Diyanet İşleri Meali

Şuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi.

Şuarâ Suresi 179. AyetSayfa 374 · Cüz 19

فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ

Okunuşu

fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.

Diyanet İşleri Meali

Şuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi.

Şuarâ Suresi 180. AyetSayfa 374 · Cüz 19

وَمَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ ۖ إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Okunuşu

vemâ es'elüküm `aleyhi min ecr. in ecriye illâ `alâ rabbi-l`âlemîn.

Diyanet İşleri Meali

Şuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi.

Şuarâ Suresi 181. AyetSayfa 374 · Cüz 19

أَوْفُوا الْكَيْلَ وَلَا تَكُونُوا مِنَ الْمُخْسِرِينَ

Okunuşu

evfü-lkeyle velâ tekûnû mine-lmuḫsirîn.

Diyanet İşleri Meali

Şuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi.

Şuarâ Suresi 182. AyetSayfa 374 · Cüz 19

وَزِنُوا بِالْقِسْطَاسِ الْمُسْتَقِيمِ

Okunuşu

vezinû bilḳisṭâsi-lmüsteḳîm.

Diyanet İşleri Meali

Şuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi.

Şuarâ Suresi 183. AyetSayfa 374 · Cüz 19

وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ أَشْيَاءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْأَرْضِ مُفْسِدِينَ

Okunuşu

velâ tebḫasü-nnâse eşyâehüm velâ ta`ŝev fi-l'arḍi müfsidîn.

Diyanet İşleri Meali

Şuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi.

Şuarâ Suresi 184. AyetSayfa 375 · Cüz 19

وَاتَّقُوا الَّذِي خَلَقَكُمْ وَالْجِبِلَّةَ الْأَوَّلِينَ

Okunuşu

vetteḳu-lleẕî ḫaleḳaküm velcibillete-l'evvelîn.

Diyanet İşleri Meali

Şuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi.

Şuarâ Suresi 185. AyetSayfa 375 · Cüz 19

قَالُوا إِنَّمَا أَنتَ مِنَ الْمُسَحَّرِينَ

Okunuşu

ḳâlû innemâ ente mine-lmüseḥḥarîn.

Diyanet İşleri Meali

"Sen ancak büyülenmişin birisin. Bizim gibi bir insandan başka bir şey değilsin. Doğrusu seni yalancılardan sanıyoruz. Eğer doğru sözlü isen göğün bir parçasını üstümüze düşür" dediler.

Şuarâ Suresi 186. AyetSayfa 375 · Cüz 19

وَمَا أَنتَ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُنَا وَإِن نَّظُنُّكَ لَمِنَ الْكَاذِبِينَ

Okunuşu

vemâ ente illâ beşer miŝlünâ vein neżunnüke lemine-lkâẕibîn.

Diyanet İşleri Meali

"Sen ancak büyülenmişin birisin. Bizim gibi bir insandan başka bir şey değilsin. Doğrusu seni yalancılardan sanıyoruz. Eğer doğru sözlü isen göğün bir parçasını üstümüze düşür" dediler.

Şuarâ Suresi 187. AyetSayfa 375 · Cüz 19

فَأَسْقِطْ عَلَيْنَا كِسَفًا مِّنَ السَّمَاءِ إِن كُنتَ مِنَ الصَّادِقِينَ

Okunuşu

feesḳiṭ `aleynâ kisefem mine-ssemâi in künte mine-ṣṣâdiḳîn.

Diyanet İşleri Meali

"Sen ancak büyülenmişin birisin. Bizim gibi bir insandan başka bir şey değilsin. Doğrusu seni yalancılardan sanıyoruz. Eğer doğru sözlü isen göğün bir parçasını üstümüze düşür" dediler.

Şuarâ Suresi 188. AyetSayfa 375 · Cüz 19

قَالَ رَبِّي أَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ

Okunuşu

ḳâle rabbî a`lemü bimâ ta`melûn.

Diyanet İşleri Meali

Şuayb: "Rabbim yaptıklarınızı çok iyi bilir" dedi.

Şuarâ Suresi 189. AyetSayfa 375 · Cüz 19

فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَهُمْ عَذَابُ يَوْمِ الظُّلَّةِ ۚ إِنَّهُ كَانَ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

Okunuşu

fekeẕẕebûhü feeḫaẕehüm `aẕâbü yevmi-żżulleh. innehû kâne `aẕâbe yevmin `ażîm.

Diyanet İşleri Meali

Ama onu yalanladılar. Bunun üzerine onları bulutlu bir günün azabı yakaladı. Gerçekten o gün, azabı büyük bir gündü.

Şuarâ Suresi 190. AyetSayfa 375 · Cüz 19

إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَآيَةً ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Okunuşu

inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu bunda bir ders vardır. Fakat çoğu inanmamıştır.

Şuarâ Suresi 191. AyetSayfa 375 · Cüz 19

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ

Okunuşu

veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.

Diyanet İşleri Meali

Rabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.

Şuarâ Suresi 192. AyetSayfa 375 · Cüz 19

وَإِنَّهُ لَتَنزِيلُ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Okunuşu

veinnehû letenzîlü rabbi-l`âlemîn.

Diyanet İşleri Meali

Şüphesiz Kuran Alemlerin Rabbinin indirmesidir.

Şuarâ Suresi 193. AyetSayfa 375 · Cüz 19

نَزَلَ بِهِ الرُّوحُ الْأَمِينُ

Okunuşu

nezele bihi-rrûḥu-l'emîn.

Diyanet İşleri Meali

Apaçık Arap diliyle, uyaranlardan olman için onu Cebrail senin kalbine indirmiştir.

Şuarâ Suresi 194. AyetSayfa 375 · Cüz 19

عَلَىٰ قَلْبِكَ لِتَكُونَ مِنَ الْمُنذِرِينَ

Okunuşu

`alâ ḳalbike litekûne mine-lmünẕirîn.

Diyanet İşleri Meali

Apaçık Arap diliyle, uyaranlardan olman için onu Cebrail senin kalbine indirmiştir.

Şuarâ Suresi 195. AyetSayfa 375 · Cüz 19

بِلِسَانٍ عَرَبِيٍّ مُّبِينٍ

Okunuşu

bilisânin `arabiyyim mübîn.

Diyanet İşleri Meali

Apaçık Arap diliyle, uyaranlardan olman için onu Cebrail senin kalbine indirmiştir.

Şuarâ Suresi 196. AyetSayfa 375 · Cüz 19

وَإِنَّهُ لَفِي زُبُرِ الْأَوَّلِينَ

Okunuşu

veinnehû lefî zübüri-l'evvelîn.

Diyanet İşleri Meali

O, daha öncekilerin kitabında da zikredilmiştir.

Şuarâ Suresi 197. AyetSayfa 375 · Cüz 19

أَوَلَمْ يَكُن لَّهُمْ آيَةً أَن يَعْلَمَهُ عُلَمَاءُ بَنِي إِسْرَائِيلَ

Okunuşu

evelem yekül lehüm âyeten ey ya`lemehû `ulemâü benî isrâîl.

Diyanet İşleri Meali

İsrailoğulları bilginlerinin bunu bilmeye bir delilleri yok muydu?

Şuarâ Suresi 198. AyetSayfa 375 · Cüz 19

وَلَوْ نَزَّلْنَاهُ عَلَىٰ بَعْضِ الْأَعْجَمِينَ

Okunuşu

velev nezzelnâhü `alâ ba`ḍi-l'a`cemîn.

Diyanet İşleri Meali

Biz Kuran'ı Arapça bilmeyen kimselerden birine indirseydik de o bunları okusaydı yine de ona inanmazlardı.

Şuarâ Suresi 199. AyetSayfa 375 · Cüz 19

فَقَرَأَهُ عَلَيْهِم مَّا كَانُوا بِهِ مُؤْمِنِينَ

Okunuşu

feḳara'ehû `aleyhim mâ kânû bihî mü'minîn.

Diyanet İşleri Meali

Biz Kuran'ı Arapça bilmeyen kimselerden birine indirseydik de o bunları okusaydı yine de ona inanmazlardı.

Şuarâ Suresi 200. AyetSayfa 375 · Cüz 19

كَذَٰلِكَ سَلَكْنَاهُ فِي قُلُوبِ الْمُجْرِمِينَ

Okunuşu

keẕâlike seleknâhü fî ḳulûbi-lmücrimîn.

Diyanet İşleri Meali

Suçluların kalblerine Kuran'ı böylece sokarız da, can yakıcı azabı görmedikçe ona inanmazlar. Bu azap onlara haberleri olmadan geliverecektir.

Şuarâ Suresi 201. AyetSayfa 375 · Cüz 19

لَا يُؤْمِنُونَ بِهِ حَتَّىٰ يَرَوُا الْعَذَابَ الْأَلِيمَ

Okunuşu

lâ yü'minûne bihî ḥattâ yeravu-l`aẕâbe-l'elîm.

Diyanet İşleri Meali

Suçluların kalblerine Kuran'ı böylece sokarız da, can yakıcı azabı görmedikçe ona inanmazlar. Bu azap onlara haberleri olmadan geliverecektir.

Şuarâ Suresi 202. AyetSayfa 375 · Cüz 19

فَيَأْتِيَهُم بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

Okunuşu

feye'tiyehüm bagtetev vehüm lâ yeş`urûn.

Diyanet İşleri Meali

Suçluların kalblerine Kuran'ı böylece sokarız da, can yakıcı azabı görmedikçe ona inanmazlar. Bu azap onlara haberleri olmadan geliverecektir.

Şuarâ Suresi 203. AyetSayfa 375 · Cüz 19

فَيَقُولُوا هَلْ نَحْنُ مُنظَرُونَ

Okunuşu

feyeḳûlû hel naḥnü münżarûn.

Diyanet İşleri Meali

O zaman "Erteye bırakılmaz mıyız?" derler.

Şuarâ Suresi 204. AyetSayfa 375 · Cüz 19

أَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ

Okunuşu

efebi`aẕâbinâ yesta`cilûn.

Diyanet İşleri Meali

Bizim azabımızı mı acele istiyorlardı?

Şuarâ Suresi 205. AyetSayfa 375 · Cüz 19

أَفَرَأَيْتَ إِن مَّتَّعْنَاهُمْ سِنِينَ

Okunuşu

eferaeyte im metta`nâhüm sinîn.

Diyanet İşleri Meali

Söylesene, Biz onlara yıllar yılı nimetler vermiş olsak, sonra da tehdit edildikleri şey başlarına gelse, kendilerine verilmiş olan nimetler onlara bir fayda sağlar mı?

Şuarâ Suresi 206. AyetSayfa 375 · Cüz 19

ثُمَّ جَاءَهُم مَّا كَانُوا يُوعَدُونَ

Okunuşu

ŝümme câehüm mâ kânû yû`adûn.

Diyanet İşleri Meali

Söylesene, Biz onlara yıllar yılı nimetler vermiş olsak, sonra da tehdit edildikleri şey başlarına gelse, kendilerine verilmiş olan nimetler onlara bir fayda sağlar mı?

Şuarâ Suresi 207. AyetSayfa 376 · Cüz 19

مَا أَغْنَىٰ عَنْهُم مَّا كَانُوا يُمَتَّعُونَ

Okunuşu

mâ agnâ `anhüm mâ kânû yümette`ûn.

Diyanet İşleri Meali

Söylesene, Biz onlara yıllar yılı nimetler vermiş olsak, sonra da tehdit edildikleri şey başlarına gelse, kendilerine verilmiş olan nimetler onlara bir fayda sağlar mı?

Şuarâ Suresi 208. AyetSayfa 376 · Cüz 19

وَمَا أَهْلَكْنَا مِن قَرْيَةٍ إِلَّا لَهَا مُنذِرُونَ

Okunuşu

vemâ ehleknâ min ḳaryetin illâ lehâ münẕirûn.

Diyanet İşleri Meali

Hiçbir kent halkını kendilerine öğüt veren uyarıcılar gelmeden yok etmedik. Biz zalim değiliz.

Şuarâ Suresi 209. AyetSayfa 376 · Cüz 19

ذِكْرَىٰ وَمَا كُنَّا ظَالِمِينَ

Okunuşu

ẕikrâ. vemâ künnâ żâlimîn.

Diyanet İşleri Meali

Hiçbir kent halkını kendilerine öğüt veren uyarıcılar gelmeden yok etmedik. Biz zalim değiliz.

Şuarâ Suresi 210. AyetSayfa 376 · Cüz 19

وَمَا تَنَزَّلَتْ بِهِ الشَّيَاطِينُ

Okunuşu

vemâ tenezzelet bihi-şşeyâṭîn.

Diyanet İşleri Meali

Kuran'ı şeytanlar indirmemiştir.

Şuarâ Suresi 211. AyetSayfa 376 · Cüz 19

وَمَا يَنبَغِي لَهُمْ وَمَا يَسْتَطِيعُونَ

Okunuşu

vemâ yembegî lehüm vemâ yesteṭî`ûn.

Diyanet İşleri Meali

Bu onlara düşmez, zaten güçleri de yetmez.

Şuarâ Suresi 212. AyetSayfa 376 · Cüz 19

إِنَّهُمْ عَنِ السَّمْعِ لَمَعْزُولُونَ

Okunuşu

innehüm `ani-ssem`i lema`zûlûn.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu onlar vahyi dinlemekten uzak tutulmuşlardır.

Şuarâ Suresi 213. AyetSayfa 376 · Cüz 19

فَلَا تَدْعُ مَعَ اللَّهِ إِلَـٰهًا آخَرَ فَتَكُونَ مِنَ الْمُعَذَّبِينَ

Okunuşu

felâ ted`u me`a-llâhi ilâhen âḫara fetekûne mine-lmü`aẕẕebîn.

Diyanet İşleri Meali

O halde sakın Allah'ın yanında başka tanrı tutup ona yalvarma, yoksa azap göreceklerden olursun.

Şuarâ Suresi 214. AyetSayfa 376 · Cüz 19

وَأَنذِرْ عَشِيرَتَكَ الْأَقْرَبِينَ

Okunuşu

veenẕir `aşîrateke-l'aḳrabîn.

Diyanet İşleri Meali

Önce en yakın hısımlarını uyar.

Şuarâ Suresi 215. AyetSayfa 376 · Cüz 19

وَاخْفِضْ جَنَاحَكَ لِمَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ

Okunuşu

vaḫfiḍ cenâḥake limeni-ttebe`ake mine-lmü'minîn.

Diyanet İşleri Meali

Sana uyan müminleri kanatların altına al.

Şuarâ Suresi 216. AyetSayfa 376 · Cüz 19

فَإِنْ عَصَوْكَ فَقُلْ إِنِّي بَرِيءٌ مِّمَّا تَعْمَلُونَ

Okunuşu

fein `aṣavke feḳul innî berîüm mimmâ ta`melûn.

Diyanet İşleri Meali

Sana başkaldırırlarsa: "Yaptıklarınızdan uzağım" de.

Şuarâ Suresi 217. AyetSayfa 376 · Cüz 19

وَتَوَكَّلْ عَلَى الْعَزِيزِ الرَّحِيمِ

Okunuşu

vetevekkel `ale-l`azîzi-rraḥîm.

Diyanet İşleri Meali

Senin kalkıp namaz kılanlar arasında bulunduğunu gören, güçlü ve merhametli olan Allah'a güven. Doğrusu O işitir ve bilir.

Şuarâ Suresi 218. AyetSayfa 376 · Cüz 19

الَّذِي يَرَاكَ حِينَ تَقُومُ

Okunuşu

elleẕî yerâke ḥîne teḳûm.

Diyanet İşleri Meali

Senin kalkıp namaz kılanlar arasında bulunduğunu gören, güçlü ve merhametli olan Allah'a güven. Doğrusu O işitir ve bilir.

Şuarâ Suresi 219. AyetSayfa 376 · Cüz 19

وَتَقَلُّبَكَ فِي السَّاجِدِينَ

Okunuşu

veteḳallübeke fi-ssâcidîn.

Diyanet İşleri Meali

Senin kalkıp namaz kılanlar arasında bulunduğunu gören, güçlü ve merhametli olan Allah'a güven. Doğrusu O işitir ve bilir.

Şuarâ Suresi 220. AyetSayfa 376 · Cüz 19

إِنَّهُ هُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ

Okunuşu

innehû hüve-ssemî`u-l`alîm.

Diyanet İşleri Meali

Senin kalkıp namaz kılanlar arasında bulunduğunu gören, güçlü ve merhametli olan Allah'a güven. Doğrusu O işitir ve bilir.

Şuarâ Suresi 221. AyetSayfa 376 · Cüz 19

هَلْ أُنَبِّئُكُمْ عَلَىٰ مَن تَنَزَّلُ الشَّيَاطِينُ

Okunuşu

hel ünebbiüküm `alâ men tenezzelü-şşeyâṭîn.

Diyanet İşleri Meali

"Şeytanların kime indiğini size haber vereyim mi?" de.

Şuarâ Suresi 222. AyetSayfa 376 · Cüz 19

تَنَزَّلُ عَلَىٰ كُلِّ أَفَّاكٍ أَثِيمٍ

Okunuşu

tenezzelü `alâ külli effâkin eŝîm.

Diyanet İşleri Meali

Onlar, günahkar iftiracıların hepsine iner.

Şuarâ Suresi 223. AyetSayfa 376 · Cüz 19

يُلْقُونَ السَّمْعَ وَأَكْثَرُهُمْ كَاذِبُونَ

Okunuşu

yülḳûne-ssem`a veekŝeruhüm kâẕibûn.

Diyanet İşleri Meali

Bunlar şeytanlara kulak verirler, çoğu yalancıdırlar.

Şuarâ Suresi 224. AyetSayfa 376 · Cüz 19

وَالشُّعَرَاءُ يَتَّبِعُهُمُ الْغَاوُونَ

Okunuşu

veşşu`arâü yettebi`uhümü-lgâvûn.

Diyanet İşleri Meali

O şairlere gelince; onlara azgınlar uyar.

Şuarâ Suresi 225. AyetSayfa 376 · Cüz 19

أَلَمْ تَرَ أَنَّهُمْ فِي كُلِّ وَادٍ يَهِيمُونَ

Okunuşu

elem tera ennehüm fî külli vâdiy yehîmûn.

Diyanet İşleri Meali

Onların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve yapmadıklarını yaptık dediklerini görmez misin?

Şuarâ Suresi 226. AyetSayfa 376 · Cüz 19

وَأَنَّهُمْ يَقُولُونَ مَا لَا يَفْعَلُونَ

Okunuşu

veennehüm yeḳûlûne mâ lâ yef`alûn.

Diyanet İşleri Meali

Onların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve yapmadıklarını yaptık dediklerini görmez misin?

Şuarâ Suresi 227. AyetSayfa 376 · Cüz 19

إِلَّا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَذَكَرُوا اللَّهَ كَثِيرًا وَانتَصَرُوا مِن بَعْدِ مَا ظُلِمُوا ۗ وَسَيَعْلَمُ الَّذِينَ ظَلَمُوا أَيَّ مُنقَلَبٍ يَنقَلِبُونَ

Okunuşu

ille-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti veẕekerü-llâhe keŝîrav venteṣarû mim ba`di mâ żulimû. veseya`lemü-lleẕîne żalemû eyye münḳalebiy yenḳalibûn.

Diyanet İşleri Meali

Ancak inanıp yararlı iş işleyenler, Allah'ı çok çok ananlar ve haksızlığa uğratıldıklarında haklarını alanlar bunun dışındadır. Haksızlık eden kimseler nasıl bir yıkılışla yıkılacaklarını anlayacaklardır.