الواقعة

Vâkıa Suresi: Arapça, Okunuşu ve Meali

56. sure96 ayetAl-Waqi'ahMushaf sayfa 53427. cüz

Vâkıa Suresi'nin 96 ayetini Arapça aslı, Türkçe okunuşu ve Diyanet İşleri meali ile okuyun. Diğer meallerle karşılaştırmak için okuma ekranını kullanabilirsiniz.

Tüm meallerle karşılaştır →
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Vâkıa Suresi 1. AyetSayfa 534 · Cüz 27

إِذَا وَقَعَتِ الْوَاقِعَةُ

Okunuşu

iẕâ veḳa`ati-lvâḳi`ah.

Diyanet İşleri Meali

Kıyamet koptuğunda kimini alçaltacak ve kimini yükseltecek olan o hadisenin yalan olmadığı ortaya çıkacaktır.

Vâkıa Suresi 2. AyetSayfa 534 · Cüz 27

لَيْسَ لِوَقْعَتِهَا كَاذِبَةٌ

Okunuşu

leyse livaḳ`atihâ kâẕibeh.

Diyanet İşleri Meali

Kıyamet koptuğunda kimini alçaltacak ve kimini yükseltecek olan o hadisenin yalan olmadığı ortaya çıkacaktır.

Vâkıa Suresi 3. AyetSayfa 534 · Cüz 27

خَافِضَةٌ رَّافِعَةٌ

Okunuşu

ḫâfiḍatür râfi`ah.

Diyanet İşleri Meali

Kıyamet koptuğunda kimini alçaltacak ve kimini yükseltecek olan o hadisenin yalan olmadığı ortaya çıkacaktır.

Vâkıa Suresi 4. AyetSayfa 534 · Cüz 27

إِذَا رُجَّتِ الْأَرْضُ رَجًّا

Okunuşu

iẕâ rucceti-l'arḍu raccâ.

Diyanet İşleri Meali

Ey insanlar! Yer sarsıldıkça sarsıldığı, dağlar ufalandıkça ufalanıp da toz duman haline geldiği zaman, siz de üç sınıf olursunuz.

Vâkıa Suresi 5. AyetSayfa 534 · Cüz 27

وَبُسَّتِ الْجِبَالُ بَسًّا

Okunuşu

vebüsseti-lcibâlü bessâ.

Diyanet İşleri Meali

Ey insanlar! Yer sarsıldıkça sarsıldığı, dağlar ufalandıkça ufalanıp da toz duman haline geldiği zaman, siz de üç sınıf olursunuz.

Vâkıa Suresi 6. AyetSayfa 534 · Cüz 27

فَكَانَتْ هَبَاءً مُّنبَثًّا

Okunuşu

fekânet hebâem mümbeŝŝâ.

Diyanet İşleri Meali

Ey insanlar! Yer sarsıldıkça sarsıldığı, dağlar ufalandıkça ufalanıp da toz duman haline geldiği zaman, siz de üç sınıf olursunuz.

Vâkıa Suresi 7. AyetSayfa 534 · Cüz 27

وَكُنتُمْ أَزْوَاجًا ثَلَاثَةً

Okunuşu

veküntüm ezvâcen ŝelâŝeh.

Diyanet İşleri Meali

Ey insanlar! Yer sarsıldıkça sarsıldığı, dağlar ufalandıkça ufalanıp da toz duman haline geldiği zaman, siz de üç sınıf olursunuz.

Vâkıa Suresi 8. AyetSayfa 534 · Cüz 27

فَأَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِ مَا أَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِ

Okunuşu

feaṣḥâbü-lmeymeneti mâ aṣḥâbü-lmeymeneh.

Diyanet İşleri Meali

İyi işler işlediklerini belirtmek için, amel defterleri sağdan verilenler; ne mutlu o sağcılara!

Vâkıa Suresi 9. AyetSayfa 534 · Cüz 27

وَأَصْحَابُ الْمَشْأَمَةِ مَا أَصْحَابُ الْمَشْأَمَةِ

Okunuşu

veaṣḥâbü-lmeş'emeti mâ aṣḥâbü-lmeş'emeh.

Diyanet İşleri Meali

Kötülük işlediklerini belirtmek üzere, amel defterleri soldan verilenler; ne yazık o solculara!

Vâkıa Suresi 10. AyetSayfa 534 · Cüz 27

وَالسَّابِقُونَ السَّابِقُونَ

Okunuşu

vessâbiḳûne-ssâbiḳûn.

Diyanet İşleri Meali

İyilik işlemekte önde olanlar, karşılıklarını almakta da önde olanlardır.

Vâkıa Suresi 11. AyetSayfa 534 · Cüz 27

أُولَـٰئِكَ الْمُقَرَّبُونَ

Okunuşu

ülâike-lmüḳarrabûn.

Diyanet İşleri Meali

Naim cennetlerinde Allah'a en çok yaklaştırılmış olanlar işte bunlardır.

Vâkıa Suresi 12. AyetSayfa 534 · Cüz 27

فِي جَنَّاتِ النَّعِيمِ

Okunuşu

fî cennâti-nne`îm.

Diyanet İşleri Meali

Naim cennetlerinde Allah'a en çok yaklaştırılmış olanlar işte bunlardır.

Vâkıa Suresi 13. AyetSayfa 534 · Cüz 27

ثُلَّةٌ مِّنَ الْأَوَّلِينَ

Okunuşu

ŝülletüm mine-l'evvelîn.

Diyanet İşleri Meali

Onların büyük kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir.

Vâkıa Suresi 14. AyetSayfa 534 · Cüz 27

وَقَلِيلٌ مِّنَ الْآخِرِينَ

Okunuşu

veḳalîlüm mine-l'âḫirîn.

Diyanet İşleri Meali

Onların büyük kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir.

Vâkıa Suresi 15. AyetSayfa 534 · Cüz 27

عَلَىٰ سُرُرٍ مَّوْضُونَةٍ

Okunuşu

`alâ sürurim mevḍûneh.

Diyanet İşleri Meali

Mücevheratla işlenmiş tahtlara karşılıklı olarak yaslanırlar.

Vâkıa Suresi 16. AyetSayfa 534 · Cüz 27

مُّتَّكِئِينَ عَلَيْهَا مُتَقَابِلِينَ

Okunuşu

müttekiîne `aleyhâ müteḳâbilîn.

Diyanet İşleri Meali

Mücevheratla işlenmiş tahtlara karşılıklı olarak yaslanırlar.

Vâkıa Suresi 17. AyetSayfa 535 · Cüz 27

يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُّخَلَّدُونَ

Okunuşu

yeṭûfü `aleyhim vildânüm müḫalledûn.

Diyanet İşleri Meali

Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.

Vâkıa Suresi 18. AyetSayfa 535 · Cüz 27

بِأَكْوَابٍ وَأَبَارِيقَ وَكَأْسٍ مِّن مَّعِينٍ

Okunuşu

biekvâbiv veebârîḳa veke'sim mim me`în.

Diyanet İşleri Meali

Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.

Vâkıa Suresi 19. AyetSayfa 535 · Cüz 27

لَّا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنزِفُونَ

Okunuşu

lâ yüṣadde`ûne `anhâ velâ yünzifûn.

Diyanet İşleri Meali

Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.

Vâkıa Suresi 20. AyetSayfa 535 · Cüz 27

وَفَاكِهَةٍ مِّمَّا يَتَخَيَّرُونَ

Okunuşu

vefâkihetim mimmâ yeteḫayyerûn.

Diyanet İşleri Meali

Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.

Vâkıa Suresi 21. AyetSayfa 535 · Cüz 27

وَلَحْمِ طَيْرٍ مِّمَّا يَشْتَهُونَ

Okunuşu

velaḥmi ṭayrim mimmâ yeştehûn.

Diyanet İşleri Meali

Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.

Vâkıa Suresi 22. AyetSayfa 535 · Cüz 27

وَحُورٌ عِينٌ

Okunuşu

veḥûrun `în.

Diyanet İşleri Meali

İşlediklerine karşılık olarak, sedefteki inciler gibi ceylan gözlüler vardır. Orada boş ve günaha sokacak bir söz duymazlar.

Vâkıa Suresi 23. AyetSayfa 535 · Cüz 27

كَأَمْثَالِ اللُّؤْلُؤِ الْمَكْنُونِ

Okunuşu

keemŝâli-llü'lüi-lmeknûn.

Diyanet İşleri Meali

İşlediklerine karşılık olarak, sedefteki inciler gibi ceylan gözlüler vardır. Orada boş ve günaha sokacak bir söz duymazlar.

Vâkıa Suresi 24. AyetSayfa 535 · Cüz 27

جَزَاءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

Okunuşu

cezâem bimâ kânû ya`melûn.

Diyanet İşleri Meali

İşlediklerine karşılık olarak, sedefteki inciler gibi ceylan gözlüler vardır. Orada boş ve günaha sokacak bir söz duymazlar.

Vâkıa Suresi 25. AyetSayfa 535 · Cüz 27

لَا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا وَلَا تَأْثِيمًا

Okunuşu

lâ yesme`ûne fîhâ lagvev velâ te'ŝîmâ.

Diyanet İşleri Meali

Sadece selama karşılık selam sözü işitirler.

Vâkıa Suresi 26. AyetSayfa 535 · Cüz 27

إِلَّا قِيلًا سَلَامًا سَلَامًا

Okunuşu

illâ ḳîlen selâmen selâmâ.

Diyanet İşleri Meali

Defterleri sağdan verilenler; ne mutlu o sağcılara!

Vâkıa Suresi 27. AyetSayfa 535 · Cüz 27

وَأَصْحَابُ الْيَمِينِ مَا أَصْحَابُ الْيَمِينِ

Okunuşu

veaṣḥâbü-lyemîni mâ aṣḥâbü-lyemîn.

Diyanet İşleri Meali

Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.

Vâkıa Suresi 28. AyetSayfa 535 · Cüz 27

فِي سِدْرٍ مَّخْضُودٍ

Okunuşu

fî sidrim maḫḍûd.

Diyanet İşleri Meali

Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.

Vâkıa Suresi 29. AyetSayfa 535 · Cüz 27

وَطَلْحٍ مَّنضُودٍ

Okunuşu

veṭalḥim menḍûd.

Diyanet İşleri Meali

Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.

Vâkıa Suresi 30. AyetSayfa 535 · Cüz 27

وَظِلٍّ مَّمْدُودٍ

Okunuşu

veżillim memdûd.

Diyanet İşleri Meali

Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.

Vâkıa Suresi 31. AyetSayfa 535 · Cüz 27

وَمَاءٍ مَّسْكُوبٍ

Okunuşu

vemâim meskûb.

Diyanet İşleri Meali

Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.

Vâkıa Suresi 32. AyetSayfa 535 · Cüz 27

وَفَاكِهَةٍ كَثِيرَةٍ

Okunuşu

vefâkihetin keŝîrah.

Diyanet İşleri Meali

Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.

Vâkıa Suresi 33. AyetSayfa 535 · Cüz 27

لَّا مَقْطُوعَةٍ وَلَا مَمْنُوعَةٍ

Okunuşu

lâ maḳṭû`ativ velâ memnû`ah.

Diyanet İşleri Meali

Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.

Vâkıa Suresi 34. AyetSayfa 535 · Cüz 27

وَفُرُشٍ مَّرْفُوعَةٍ

Okunuşu

vefüruşim merfû`ah.

Diyanet İşleri Meali

Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.

Vâkıa Suresi 35. AyetSayfa 535 · Cüz 27

إِنَّا أَنشَأْنَاهُنَّ إِنشَاءً

Okunuşu

innâ enşe'nâhünne inşââ.

Diyanet İşleri Meali

Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır.

Vâkıa Suresi 36. AyetSayfa 535 · Cüz 27

فَجَعَلْنَاهُنَّ أَبْكَارًا

Okunuşu

fece`alnâhünne ebkârâ.

Diyanet İşleri Meali

Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır.

Vâkıa Suresi 37. AyetSayfa 535 · Cüz 27

عُرُبًا أَتْرَابًا

Okunuşu

`uruben etrâbâ.

Diyanet İşleri Meali

Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır.

Vâkıa Suresi 38. AyetSayfa 535 · Cüz 27

لِّأَصْحَابِ الْيَمِينِ

Okunuşu

liaṣḥâbi-lyemîn.

Diyanet İşleri Meali

Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır.

Vâkıa Suresi 39. AyetSayfa 535 · Cüz 27

ثُلَّةٌ مِّنَ الْأَوَّلِينَ

Okunuşu

ŝülletüm mine-l'evvelîn.

Diyanet İşleri Meali

Bunların bir kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir.

Vâkıa Suresi 40. AyetSayfa 535 · Cüz 27

وَثُلَّةٌ مِّنَ الْآخِرِينَ

Okunuşu

veŝülletüm mine-l'âḫirîn.

Diyanet İşleri Meali

Bunların bir kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir.

Vâkıa Suresi 41. AyetSayfa 535 · Cüz 27

وَأَصْحَابُ الشِّمَالِ مَا أَصْحَابُ الشِّمَالِ

Okunuşu

veaṣḥâbü-şşimâli mâ aṣḥâbü-şşimâl.

Diyanet İşleri Meali

Defterleri soldan verilenler; ne yazık o solculara!

Vâkıa Suresi 42. AyetSayfa 535 · Cüz 27

فِي سَمُومٍ وَحَمِيمٍ

Okunuşu

fî semûmiv veḥamîm.

Diyanet İşleri Meali

İnsanın içine işleyen bir sıcaklık ve kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu olmayan kara bir dumanın gölgesinde bulunurlar.

Vâkıa Suresi 43. AyetSayfa 535 · Cüz 27

وَظِلٍّ مِّن يَحْمُومٍ

Okunuşu

veżillim miy yaḥmûm.

Diyanet İşleri Meali

İnsanın içine işleyen bir sıcaklık ve kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu olmayan kara bir dumanın gölgesinde bulunurlar.

Vâkıa Suresi 44. AyetSayfa 535 · Cüz 27

لَّا بَارِدٍ وَلَا كَرِيمٍ

Okunuşu

lâ bâridiv velâ kerîm.

Diyanet İşleri Meali

İnsanın içine işleyen bir sıcaklık ve kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu olmayan kara bir dumanın gölgesinde bulunurlar.

Vâkıa Suresi 45. AyetSayfa 535 · Cüz 27

إِنَّهُمْ كَانُوا قَبْلَ ذَٰلِكَ مُتْرَفِينَ

Okunuşu

innehüm kânû ḳable ẕâlike mütrafîn.

Diyanet İşleri Meali

Çünkü onlar, bundan önce, dünyada, nimet içinde bulunurlar iken, büyük günah işlemekte direnir dururlardı.

Vâkıa Suresi 46. AyetSayfa 535 · Cüz 27

وَكَانُوا يُصِرُّونَ عَلَى الْحِنثِ الْعَظِيمِ

Okunuşu

vekânû yüṣirrûne `ale-lḥinŝi-l`ażîm.

Diyanet İşleri Meali

Çünkü onlar, bundan önce, dünyada, nimet içinde bulunurlar iken, büyük günah işlemekte direnir dururlardı.

Vâkıa Suresi 47. AyetSayfa 535 · Cüz 27

وَكَانُوا يَقُولُونَ أَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا أَإِنَّا لَمَبْعُوثُونَ

Okunuşu

vekânû yeḳûlûne eiẕâ mitnâ vekünnâ türâbev ve`iżâmen einnâ lemeb`ûŝûn.

Diyanet İşleri Meali

Şöyle söylerlerdi: "Öldüğümüzde, toprak ve kemik yığını olduğumuzda mı, biz mi tekrar dirileceğiz?"

Vâkıa Suresi 48. AyetSayfa 535 · Cüz 27

أَوَآبَاؤُنَا الْأَوَّلُونَ

Okunuşu

eveâbâüne-l'evvelûn.

Diyanet İşleri Meali

"Önce gelip geçmiş babalarımız da mı?"

Vâkıa Suresi 49. AyetSayfa 535 · Cüz 27

قُلْ إِنَّ الْأَوَّلِينَ وَالْآخِرِينَ

Okunuşu

ḳul inne-l'evvelîne vel'âḫirîn.

Diyanet İşleri Meali

De ki: "Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de belli bir günün belirli bir vaktinde toplanacaklardır."

Vâkıa Suresi 50. AyetSayfa 535 · Cüz 27

لَمَجْمُوعُونَ إِلَىٰ مِيقَاتِ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ

Okunuşu

lemecmû`ûne ilâ mîḳâti yevmim ma`lûm.

Diyanet İşleri Meali

De ki: "Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de belli bir günün belirli bir vaktinde toplanacaklardır."

Vâkıa Suresi 51. AyetSayfa 536 · Cüz 27

ثُمَّ إِنَّكُمْ أَيُّهَا الضَّالُّونَ الْمُكَذِّبُونَ

Okunuşu

ŝümme inneküm eyyühe-ḍḍâllûne-lmükeẕẕibûn.

Diyanet İşleri Meali

Sonra, siz ey sapıklar, yalanlayanlar!

Vâkıa Suresi 52. AyetSayfa 536 · Cüz 27

لَآكِلُونَ مِن شَجَرٍ مِّن زَقُّومٍ

Okunuşu

leâkilûne min şecerim min zeḳḳûm.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu bir zakkum ağacından yiyeceksiniz.

Vâkıa Suresi 53. AyetSayfa 536 · Cüz 27

فَمَالِئُونَ مِنْهَا الْبُطُونَ

Okunuşu

femâliûne minhe-lbüṭûn.

Diyanet İşleri Meali

Karınlarınızı onunla dolduracaksınız;

Vâkıa Suresi 54. AyetSayfa 536 · Cüz 27

فَشَارِبُونَ عَلَيْهِ مِنَ الْحَمِيمِ

Okunuşu

feşâribûne `aleyhi mine-lḥamîm.

Diyanet İşleri Meali

Onun üzerine kaynar su içeceksiniz;

Vâkıa Suresi 55. AyetSayfa 536 · Cüz 27

فَشَارِبُونَ شُرْبَ الْهِيمِ

Okunuşu

feşâribûne şürbe-lhîm.

Diyanet İşleri Meali

Hem de susamış develerin suya saldırışı gibi içeceksiniz;

Vâkıa Suresi 56. AyetSayfa 536 · Cüz 27

هَـٰذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ الدِّينِ

Okunuşu

hâẕâ nüzülühüm yevme-ddîn.

Diyanet İşleri Meali

İşte onlara, ceza günü sunulacak konukluk budur.

Vâkıa Suresi 57. AyetSayfa 536 · Cüz 27

نَحْنُ خَلَقْنَاكُمْ فَلَوْلَا تُصَدِّقُونَ

Okunuşu

naḥnü ḫalaḳnâküm felevlâ tüṣaddiḳûn.

Diyanet İşleri Meali

Sizi yaratan Biziz; hala tasdik etmez misiniz?

Vâkıa Suresi 58. AyetSayfa 536 · Cüz 27

أَفَرَأَيْتُم مَّا تُمْنُونَ

Okunuşu

eferaeytüm mâ tümnûn.

Diyanet İşleri Meali

Söyleyin; akıttığınız meniden insanı yaratan siz misiniz, yoksa Biz mi yaratmaktayız?

Vâkıa Suresi 59. AyetSayfa 536 · Cüz 27

أَأَنتُمْ تَخْلُقُونَهُ أَمْ نَحْنُ الْخَالِقُونَ

Okunuşu

eentüm taḫlüḳûnehû em naḥnü-lḫâliḳûn.

Diyanet İşleri Meali

Söyleyin; akıttığınız meniden insanı yaratan siz misiniz, yoksa Biz mi yaratmaktayız?

Vâkıa Suresi 60. AyetSayfa 536 · Cüz 27

نَحْنُ قَدَّرْنَا بَيْنَكُمُ الْمَوْتَ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقِينَ

Okunuşu

naḥnü ḳaddernâ beynekümü-lmevte vemâ naḥnü bimesbûḳîn.

Diyanet İşleri Meali

Ölümü aranızda Biz tayin ettik; sizi ortadan kaldırıp benzerlerinizi yerinize getirmeyi, sizi bilmediğiniz şekilde var etmeyi dilesek kimse önümüze geçemez.

Vâkıa Suresi 61. AyetSayfa 536 · Cüz 27

عَلَىٰ أَن نُّبَدِّلَ أَمْثَالَكُمْ وَنُنشِئَكُمْ فِي مَا لَا تَعْلَمُونَ

Okunuşu

`alâ en nübeddile emŝâleküm venünşieküm fî mâ lâ ta`lemûn.

Diyanet İşleri Meali

Ölümü aranızda Biz tayin ettik; sizi ortadan kaldırıp benzerlerinizi yerinize getirmeyi, sizi bilmediğiniz şekilde var etmeyi dilesek kimse önümüze geçemez.

Vâkıa Suresi 62. AyetSayfa 536 · Cüz 27

وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ النَّشْأَةَ الْأُولَىٰ فَلَوْلَا تَذَكَّرُونَ

Okunuşu

veleḳad `alimtümü-nneş'ete-l'ûlâ felevlâ teẕekkerûn.

Diyanet İşleri Meali

And olsun ki, ilk yaratmayı bilirsiniz, yine de düşünmez misiniz?

Vâkıa Suresi 63. AyetSayfa 536 · Cüz 27

أَفَرَأَيْتُم مَّا تَحْرُثُونَ

Okunuşu

eferaeytüm mâ taḥruŝûn.

Diyanet İşleri Meali

Söyleyin, ektiklerinizi yerden bitirenler sizler misiniz, yoksa Biz mi bitiriyoruz?

Vâkıa Suresi 64. AyetSayfa 536 · Cüz 27

أَأَنتُمْ تَزْرَعُونَهُ أَمْ نَحْنُ الزَّارِعُونَ

Okunuşu

eentüm tezra`ûnehû em naḥnü-zzâri`ûn.

Diyanet İşleri Meali

Söyleyin, ektiklerinizi yerden bitirenler sizler misiniz, yoksa Biz mi bitiriyoruz?

Vâkıa Suresi 65. AyetSayfa 536 · Cüz 27

لَوْ نَشَاءُ لَجَعَلْنَاهُ حُطَامًا فَظَلْتُمْ تَفَكَّهُونَ

Okunuşu

lev neşâü lece`alnâhü ḥuṭâmen feżaltüm tefekkehûn.

Diyanet İşleri Meali

Dilersek Biz onu çerçöp yaparız, şaşar kalırsınız; "Doğrusu borç altına girdik, hatta yoksun kaldık".

Vâkıa Suresi 66. AyetSayfa 536 · Cüz 27

إِنَّا لَمُغْرَمُونَ

Okunuşu

innâ lemugramûn.

Diyanet İşleri Meali

Dilersek Biz onu çerçöp yaparız, şaşar kalırsınız; "Doğrusu borç altına girdik, hatta yoksun kaldık".

Vâkıa Suresi 67. AyetSayfa 536 · Cüz 27

بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ

Okunuşu

bel naḥnü maḥrûmûn.

Diyanet İşleri Meali

Dilersek Biz onu çerçöp yaparız, şaşar kalırsınız; "Doğrusu borç altına girdik, hatta yoksun kaldık".

Vâkıa Suresi 68. AyetSayfa 536 · Cüz 27

أَفَرَأَيْتُمُ الْمَاءَ الَّذِي تَشْرَبُونَ

Okunuşu

eferaeytümü-lmâe-lleẕî teşrabûn.

Diyanet İşleri Meali

Söyleyin; içtiğiniz suyu buluttan indirenler sizler misiniz yoksa onu Biz mi indiririz?

Vâkıa Suresi 69. AyetSayfa 536 · Cüz 27

أَأَنتُمْ أَنزَلْتُمُوهُ مِنَ الْمُزْنِ أَمْ نَحْنُ الْمُنزِلُونَ

Okunuşu

eentüm enzeltümûhü mine-lmüzni em naḥnü-lmünzilûn.

Diyanet İşleri Meali

Söyleyin; içtiğiniz suyu buluttan indirenler sizler misiniz yoksa onu Biz mi indiririz?

Vâkıa Suresi 70. AyetSayfa 536 · Cüz 27

لَوْ نَشَاءُ جَعَلْنَاهُ أُجَاجًا فَلَوْلَا تَشْكُرُونَ

Okunuşu

lev neşâü ce`alnâhü ücâcen felevlâ teşkürûn.

Diyanet İşleri Meali

Dileseydik onu acılaştırırdık; hala şükretmez misiniz?

Vâkıa Suresi 71. AyetSayfa 536 · Cüz 27

أَفَرَأَيْتُمُ النَّارَ الَّتِي تُورُونَ

Okunuşu

eferaeytümü-nnâra-lletî tûrûn.

Diyanet İşleri Meali

Söyleyin; yaktığınız ateşin ağacını var eden sizler misiniz, yoksa onu Biz mi var ederiz?

Vâkıa Suresi 72. AyetSayfa 536 · Cüz 27

أَأَنتُمْ أَنشَأْتُمْ شَجَرَتَهَا أَمْ نَحْنُ الْمُنشِئُونَ

Okunuşu

eentüm enşe'tüm şeceratehâ em naḥnü-lmünşiûn.

Diyanet İşleri Meali

Söyleyin; yaktığınız ateşin ağacını var eden sizler misiniz, yoksa onu Biz mi var ederiz?

Vâkıa Suresi 73. AyetSayfa 536 · Cüz 27

نَحْنُ جَعَلْنَاهَا تَذْكِرَةً وَمَتَاعًا لِّلْمُقْوِينَ

Okunuşu

naḥnü ce`alnâhâ teẕkiratev vemetâ`al lilmuḳvîn.

Diyanet İşleri Meali

Biz onu bir ibret ve çölde konaklayanlar için yararlı kıldık.

Vâkıa Suresi 74. AyetSayfa 536 · Cüz 27

فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظِيمِ

Okunuşu

fesebbiḥ bismi rabbike-l`ażîm.

Diyanet İşleri Meali

Öyleyse çok büyük Rabbinin adını tesbih et.

Vâkıa Suresi 75. AyetSayfa 536 · Cüz 27

فَلَا أُقْسِمُ بِمَوَاقِعِ النُّجُومِ

Okunuşu

felâ uḳsimü bimevâḳi`i-nnücûm.

Diyanet İşleri Meali

Hayır; yıldızların yerleri üzerine yemin ederim; ki bunun ne büyük yemin olduğunu bir bilseniz!

Vâkıa Suresi 76. AyetSayfa 536 · Cüz 27

وَإِنَّهُ لَقَسَمٌ لَّوْ تَعْلَمُونَ عَظِيمٌ

Okunuşu

veinnehû leḳasemül lev ta`lemûne `ażîm.

Diyanet İşleri Meali

Hayır; yıldızların yerleri üzerine yemin ederim; ki bunun ne büyük yemin olduğunu bir bilseniz!

Vâkıa Suresi 77. AyetSayfa 537 · Cüz 27

إِنَّهُ لَقُرْآنٌ كَرِيمٌ

Okunuşu

innehû leḳur'ânün kerîm.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu bu Kitap, sadece arınmış olanların dokunabileceği, saklı bir Kitap'da mevcutken Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olan Kuranı Kerim'dir.

Vâkıa Suresi 78. AyetSayfa 537 · Cüz 27

فِي كِتَابٍ مَّكْنُونٍ

Okunuşu

fî kitâbim meknûn.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu bu Kitap, sadece arınmış olanların dokunabileceği, saklı bir Kitap'da mevcutken Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olan Kuranı Kerim'dir.

Vâkıa Suresi 79. AyetSayfa 537 · Cüz 27

لَّا يَمَسُّهُ إِلَّا الْمُطَهَّرُونَ

Okunuşu

lâ yemessühû ille-lmüṭahherûn.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu bu Kitap, sadece arınmış olanların dokunabileceği, saklı bir Kitap'da mevcutken Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olan Kuranı Kerim'dir.

Vâkıa Suresi 80. AyetSayfa 537 · Cüz 27

تَنزِيلٌ مِّن رَّبِّ الْعَالَمِينَ

Okunuşu

tenzîlüm mir rabbi-l`âlemîn.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu bu Kitap, sadece arınmış olanların dokunabileceği, saklı bir Kitap'da mevcutken Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olan Kuranı Kerim'dir.

Vâkıa Suresi 81. AyetSayfa 537 · Cüz 27

أَفَبِهَـٰذَا الْحَدِيثِ أَنتُم مُّدْهِنُونَ

Okunuşu

efebihâẕe-lḥadîŝi entüm müdhinûn.

Diyanet İşleri Meali

Siz bu sözü mü hor görüyorsunuz?

Vâkıa Suresi 82. AyetSayfa 537 · Cüz 27

وَتَجْعَلُونَ رِزْقَكُمْ أَنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ

Okunuşu

vetec`alûne rizḳaküm enneküm tükeẕẕibûn.

Diyanet İşleri Meali

Rızkınıza şükredeceğiniz yere onu vereni mi yalanlıyorsunuz?

Vâkıa Suresi 83. AyetSayfa 537 · Cüz 27

فَلَوْلَا إِذَا بَلَغَتِ الْحُلْقُومَ

Okunuşu

felevlâ iẕâ belegati-lḥulḳûm.

Diyanet İşleri Meali

Kişinin canı boğaza dayanınca ve siz o zaman bakıp kalırken, Biz o kişiye sizden daha yakınızdır, ama görmezsiniz.

Vâkıa Suresi 84. AyetSayfa 537 · Cüz 27

وَأَنتُمْ حِينَئِذٍ تَنظُرُونَ

Okunuşu

veentüm ḥîneiẕin tenżurûn.

Diyanet İşleri Meali

Kişinin canı boğaza dayanınca ve siz o zaman bakıp kalırken, Biz o kişiye sizden daha yakınızdır, ama görmezsiniz.

Vâkıa Suresi 85. AyetSayfa 537 · Cüz 27

وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنكُمْ وَلَـٰكِن لَّا تُبْصِرُونَ

Okunuşu

venaḥnü aḳrabü ileyhi minküm velâkil lâ tübṣirûn.

Diyanet İşleri Meali

Kişinin canı boğaza dayanınca ve siz o zaman bakıp kalırken, Biz o kişiye sizden daha yakınızdır, ama görmezsiniz.

Vâkıa Suresi 86. AyetSayfa 537 · Cüz 27

فَلَوْلَا إِن كُنتُمْ غَيْرَ مَدِينِينَ

Okunuşu

felevlâ in küntüm gayra medînîn.

Diyanet İşleri Meali

Siz dirilip yaptıklarınıza karşılık görmeyecekseniz ve eğer bu sözünüzde samimi iseniz, o çıkmak üzere olan canı geri çevirsenize!

Vâkıa Suresi 87. AyetSayfa 537 · Cüz 27

تَرْجِعُونَهَا إِن كُنتُمْ صَادِقِينَ

Okunuşu

terci`ûnehâ in küntüm ṣâdiḳîn.

Diyanet İşleri Meali

Siz dirilip yaptıklarınıza karşılık görmeyecekseniz ve eğer bu sözünüzde samimi iseniz, o çıkmak üzere olan canı geri çevirsenize!

Vâkıa Suresi 88. AyetSayfa 537 · Cüz 27

فَأَمَّا إِن كَانَ مِنَ الْمُقَرَّبِينَ

Okunuşu

feemmâ in kâne mine-lmüḳarrabîn.

Diyanet İşleri Meali

Eğer ölen o kişi, gözdelerden ise, rahatlık, hoşluk ve nimet cenneti onundur.

Vâkıa Suresi 89. AyetSayfa 537 · Cüz 27

فَرَوْحٌ وَرَيْحَانٌ وَجَنَّتُ نَعِيمٍ

Okunuşu

feravḥuv verayḥânüv vecennâtü ne`îm.

Diyanet İşleri Meali

Eğer ölen o kişi, gözdelerden ise, rahatlık, hoşluk ve nimet cenneti onundur.

Vâkıa Suresi 90. AyetSayfa 537 · Cüz 27

وَأَمَّا إِن كَانَ مِنْ أَصْحَابِ الْيَمِينِ

Okunuşu

veemmâ in kâne min aṣḥâbi-lyemîn.

Diyanet İşleri Meali

Eğer defteri sağdan verilenlerden ise,

Vâkıa Suresi 91. AyetSayfa 537 · Cüz 27

فَسَلَامٌ لَّكَ مِنْ أَصْحَابِ الْيَمِينِ

Okunuşu

feselâmül leke min aṣḥâbi-lyemîn.

Diyanet İşleri Meali

"Ey sağcılardan olan kişi, sana selam olsun!" denir.

Vâkıa Suresi 92. AyetSayfa 537 · Cüz 27

وَأَمَّا إِن كَانَ مِنَ الْمُكَذِّبِينَ الضَّالِّينَ

Okunuşu

veemmâ in kâne mine-lmükeẕẕibîne-ḍḍâllîn.

Diyanet İşleri Meali

Eğer, sapık yalancılardan ise,

Vâkıa Suresi 93. AyetSayfa 537 · Cüz 27

فَنُزُلٌ مِّنْ حَمِيمٍ

Okunuşu

fenüzülüm min ḥamîm.

Diyanet İşleri Meali

Ona kaynar sudan konukluk sunulur.

Vâkıa Suresi 94. AyetSayfa 537 · Cüz 27

وَتَصْلِيَةُ جَحِيمٍ

Okunuşu

vetaṣliyetü ceḥîm.

Diyanet İşleri Meali

Cehenneme sokulur.

Vâkıa Suresi 95. AyetSayfa 537 · Cüz 27

إِنَّ هَـٰذَا لَهُوَ حَقُّ الْيَقِينِ

Okunuşu

inne hâẕâ lehüve ḥaḳḳu-lyeḳîn.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu kesin gerçek budur.

Vâkıa Suresi 96. AyetSayfa 537 · Cüz 27

فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظِيمِ

Okunuşu

fesebbiḥ bismi rabbike-l`ażîm.

Diyanet İşleri Meali

Öyleyse çok büyük Rabbinin adını tesbih et.